Müzik dünyasının sevilen ismi Sibel Can ile galeri sahibi Şahin Mehmet Çelik arasındaki uzun soluklu anlaşmazlık, şimdiye kadar olduğu gibi, yepyeni bir dönüşüme sahne oluyor. 2012’den beri devam eden bu hukuk mücadelesi, bu kez beklenmedik bir sonuca işaret ediyor: Galeri sahibinin Sibel Can’a karşı haciz başlatması, yargıda yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.

Başlangıçta, Sibel Can’ın sıfır kilometre bir lüks cip alımının ardından ortaya çıkan usulsüzlük iddiaları, davayı meşru bir hukuki mücadeleye dönüştürmüştü. Aracın gerçek üretim yılının, gümrük ve ithalat kontrolleri sırasında 2009 model olduğu tespit edilmesi, sürecin karmaşıklığını artırmıştı. Bu durum, aracı satın alan Sibel Can’ın, galericiye karşı dava açarak haklarını aramasına neden olmuştu. Tüketici Mahkemesi’nin Sibel Can lehine karar vermesi ve galerici Şahin Mehmet Çelik’in nitelikli dolandırıcılık suçundan hapis cezası alması, sürecin ilk aşamasının tamamlanması anlamına gelmişti.

Ancak, istinaf mahkemesi kararını bozarak delillerin yeniden incelenmesini kararlaştırması, olay örgüsünü daha da karmaşık hale getirdi. Galeri sahibi Şahin Mehmet Çelik, mahkemedeki savunmasında, şirketinin yaptığı binlerce araçtan sadece 44 aracın gümrük incelemesine tabi tutulduğunu ve bu araçların şüpheli olduğundan şüphe duyulduğunu ifade etmişti. Ayrıca, araçların halen gümrükte hazır olduğunu ve teslimatın henüz gerçekleşmediğini belirtmişti. Bu durum, Sibel Can’ın haklı olduğunu iddia eden avukatlarının, galericiye karşı haciz başlatması, sürecin en beklenmedik aşaması olmuştu.

Şu anda Sibel Can’ın haklılığının yeniden kanıtlanması için yargılanma sürecinde, galerici Şahin Mehmet Çelik’in haciz takibi, hukuki bir mücadele boyutunu daha artırıyor. Bu gelişme, Sibel Can’ın yıllardır süren lüks araç mücadelesinde, beklenmedik bir dönüşüme işaret ediyor ve yargıda yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.