Antalya’da yaşanan üzücü olay, bir iş insanının hayatının beklenmedik sona ermesiyle birlikte, iş dünyasının karanlık yüzünü gün yüzüne çıkardı. Aydın Çavuşoğlu’nun ani ölümü sonrası ortaya çıkan, 8 sayfalık detaylı bir not tutanağı, uzun süren bir dolandırıcılık operasyonunun perde perde açılmasına neden oldu. Bu notlar, şirketin yönetiminde yer alan M.Ş. ile Çavuşoğlu arasındaki gerilimin, ölümüne kadar uzanan bir süreçte nasıl şekillendiğini ortaya koyuyor.
Savcılığa yapılan suç duyurusunun temelini oluşturan bu doküman, şirketin gelirlerinin karmaşık bir şekilde paravan şirketlere aktarıldığını, kayıt dışı tahsilatların yapıldığını ve gizli bir para havuzunun oluşturulduğunu iddia ediyor. 11 kişi, bu iddiala birlikte şüpheli olarak değerlendiriliyor. Çavuşoğlu’nun yaşamını kaybetmeden kısa bir süre önce kaleme aldığı bu notlar, özellikle 5 Mayıs 2026’da yaşamına son verme girişimiyle bağlantılı olarak büyük bir merak uyandırıyor.
Notlarda, Çavuşoğlu’nun ortağı M.Ş.’ye yönelik suçlamaları da yer alıyor. M.Ş., Çavuşoğlu’nu kendisini dolandırmakla suçlayarak, bu durumun intihar girişimi için tetikleyici rol oynadığını ifade ediyor. Ancak notların en dikkat çekici noktası, 20 maddeden oluşan, 8 sayfalık detaylı metinde yer alan ifadeler oluyor. Bu metinde, şirketler üzerinden gerçekleştirilen usulsüz işlemlerin ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. ‘Ben herkese karşı seni savundum’ şeklinde bir ifadeyle kendini kanıtlamaya çalışan Çavuşoğlu, çevresindeki bazı kişilerin ortaklık konusundaki uyarılarını da notlarında dile getiriyor. Bazı arsaların ve projelerin ise bu güven ilişkisi nedeniyle kendi adına değil, ortağının adına kaydedildiğini iddia ediyor.
Notların son bölümünde ise ortağına duyduğu güven nedeniyle pişmanlık duyduğu ve kendisini uyaran kişilere karşı mahcubiyet hissettiği yönündeki ifadeler yer alıyor. Dosyadaki en çarpıcı iddialardan biri, şirket gelirlerinin gayriresmi bir para havuzuna aktarıldığı yönünde. Bu para, tekstil mağazalarındaki alt kiracılardan ciro üzerinden tahsil edilen kiraların yüzde 5’i olarak belirleniyor ve M.Ş.’nin seçim ve özel harcamalarında kullanıldığı iddia ediliyor. Bu paranın Çavuşoğlu’ndan gizlendiği ve H.B.S. ve M.Y.’nin de bu süreçte yer aldığı öne sürülüyor. Ayrıca, Antalya dışındaki tekstil mağazalarının devri sırasında ‘tabela parası’ ve ‘devir parası’ adı altında yüksek tutarlarda tahsilat yapıldığı, bu paraların döviz bürolarına teslim edildiği ve şirket hesaplarına aktırılmadiği iddia ediliyor. Bu iddialar, soruşturma kapsamında incelenecek ve neticelendirilecektir.