Türkiye’nin ekonomik gündemini kasıp kavuran fon operasyonlarıyla ilgili, iktidar çevrelerinde yaşanan direnç ve kamuoyuna yansıyan sert ifadeler, dikkatleri üzerine çekti. Yeni Şafak’ın Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu’nun yayınladığı çarpıcı yazı, bu direncin sadece bürokratik bir tepki olmadığını, aynı zamanda güçlü isimlerin sözlü saldırılarıyla da şekillendiğini ortaya koydu. Likoğlu’nun ‘Ekonominin 15 Temmuz’u’ ifadesi, soruşturmanın kapsamının ne kadar geniş ve ne kadar hassas bir noktaya dokunduğunu ima ederken, olayların ardındaki politik motivasyonları da gözler önüne serdi.

Yazının merkezinde yer alan, ‘Oğlumu tutuklayacak daha anasından doğmadı’ şeklindeki iddia, özellikle kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Bu ifade, bir dizi isim üzerinde yoğunlaşan soruşturmanın, sadece maddi değil, aynı zamanda ahlaki bir boyut kazandırmıştı. Likoğlu’nun, bu türden ‘hadsiz’ ifadelerin kulaktan kulağa yayılmasının, soruşturmanın itibarını zedelemeye yönelik bir strateji olduğunu savunduğu açıkça görülüyordu. Bu durum, iktidar içerisinde bir tür ‘sözlü savaşın’ da yaşandığını gösteriyordu.

Yazıda, bir isim üzerinden yapılan göndermeler, kamuoyunda spekülasyonları tetikledi. Mega Ajans’ın haberine göre, soruşturma kapsamında mal varlığına tedbirler getirilen ve kısa süre sonra kaldırılan isimlerden biri, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı olarak öne çıktı. Likoğlu’nun, ‘Seni bu sisteme kim davet etti?’ sorusuyla, bu türden kişilerin soruşturmaya dahil edilmesinin, soruşturmanın amacını saptırma potansiyelini vurguladığı yorumları yapılıyor. Bu, aynı zamanda iktidar çevrelerinde, soruşturmanın derinleşmesi ve daha güçlü isimlerin hedef alınması ihtimalini de işaret ediyordu.