Dicle Üniversitesi’nin iddialar üzerine TBMM’ye taşınan ihaleleri, eğitim camiasında ve kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı. CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelik soru önergesinin yanıtını değerlendirerek, üniversitenin ihalat süreçlerinde sergilediği uygulamalarda ciddi şüphelerin olduğunu vurguladı. Önergede, üniversitenin sosyal tesislerdeki bakım ve onarım işinin ‘pazarlık usulü’ ile yapılması, 3 yıldır kullanılmayan bir havuzun onarım ihalesinin ‘ivedi’ gerekçesiyle aynı usule tabi tutulması gibi durumlar dikkat çekti.

Tanrıkulu’nun önergesine verilen yanıt, soruyu daha da karmaşık hale getirdi. Üniversite, havuzbaşı sosyal tesisleri bakım ve onarım işinin “pazarlık usulü” ile gerçekleştirildiğini belirterek, tesisin dip kısmındaki su kaçağının “kamu zararına” yol açtığını savundu. Ancak yanıt, tesisin yaklaşık 3 yıldır fiilen kullanılmadığına, zaman zaman izinsiz kişilerin girdiği ve güvenlik risklerinin yüksek olduğu gerçeğini göz ardı etti. Üniversite, risklerin “gecikmeksizin giderilmemesi halinde” zararın artabileceğini ve tesisin hizmet dışı kalabileceğini gerekçe göstererek, ‘ivedi’ ihale yapılması gerektiğini iddia etti.

Ancak bu durum, 35 yıldır kapsamlı bakım görmemiş olan tesisin, kullanılmadığı dönemde bile tehlike oluşturduğu ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığı yönünde ciddi iddialara yol açtı. Yanıt, tesisin “hizmete açılamayacağı” gerekçesiyle acil müdahalenin gerekliliğini vurgularken, aynı zamanda 14.9 milyon lira yaklaşık maliyetle yapılan ihalede, yüklenici firmaya sözleşme bedelinin sadece 14.1 milyon lira ödenmesi ve iş artışına karşılık 1.1 milyon lira ek ödeme yapılması gibi tutarsızlıkları da gözler önüne serdi. İşin finansmanı için Döner Sermaye İşletmesi kaynaklarının kullanılması ve KDV dahil 17 milyon lira ödenek planlaması yapılması, ancak bu tutarın tamamının harcanmamış olması dikkat çekti.

Yapılan bu ihalelerde Sayıştay tarafından herhangi bir denetim veya inceleme yapılmaması ve YÖK tarafından da idari veya mali bir soruşturma başlatılmaması, şeffaflık konusunda ciddi endişeler uyandırdı. Bu durum, üniversitenin ihalat süreçlerinin nasıl yönetildiğini, mali kaynakların nasıl kullanıldığını ve denetim mekanizmalarının ne kadar etkili olduğunu sorgulamaya yol açtı. İddialar, Dicle Üniversitesi’nin ihalat süreçlerinde yaşanan şeffaflık sorununu ve kamu kaynaklarının etkili kullanımını gösterirken, benzer ihalelerde de benzer uygulamaların olup olmadığını da merak konusu haline getirdi.”}p>