Yasal süreçler, adalet sisteminin temel taşlarından biri olarak, kamu yararını koruma ve hakkaniyetli çözümler üretme görevini üstlenir. Bu süreçte yaşanan karmaşıklıklar ve hatalı kararlar, zaman zaman kamunun zarara uğramasına neden olabilir. Son dönemde yaşanan olay, Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun (HASK) aldığı bir karar doğrultusunda, kamunun zarar gördüğü bir tazminat davasında hazineye rücu talebinde bulunmasıyla dikkat çekiyor.
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görev yapmış iki eski üye hâkimi, Mehmet UĞURLU ve Birol BİLEN, ‘Balyoz’ davasıyla ilgili bir tazminat davasında davalı hazine aleyhine sonuçlanmasına neden olmuşlardır. Bu durum, kamunun maddi zarara uğramasına yol açmıştır. HASK İkinci Dairesi, 29.09.2026 tarihinde, bu zararın tazmin edilmesi için hazineye rücu talep etme yetkisini kullanmıştır.
Karar, 6087 sayılı Kanun’un 33'üncü maddesi uyarınca alınmış olup, karar kesinleşmesinden sonra hazineye, tazminatın ödenmesinde sorumluluktan dolayı rücu edilmesini talep etme hakkını HASK İkinci Dairesi aramıştır. Bu rücu talebi, kamunun zararının telafi edilmesi için önemli bir adımdır. İstanbul Defterdarlığı Muhakemat Müdürlüğü’ne, karar kesinleştiğinde bir suretinin gönderilmesi, sürecin takip edilmesi açısından da kritik bir unsur oluşturmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 31’inci maddesi uyarınca, ilânın yapılması ve kararın tebliğ edilmesi süreçleri tamamlanmıştır. Bu süreçte, ilgililerin kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde HASK İkinci Dairesine yeniden inceleme talebinde bulunabilme hakkı bulunmaktadır. Bu, sürecin şeffaflığını ve hesap verebilirliğini artırma açısından önemli bir mekanizmadır.