Türkiye’nin geleceği hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulunan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Şırnak’ta düzenlenen özel bir toplantıda, ülkenin yaşadığı dönüşümleri ve barış sürecindeki somut adımları vurgulayarak, olumlu bir tablo çizdi. Bölgedeki coşkulu atmosfer ve dönüşümün ilk işaretleri, Türkiye’nin önünü açacağına dair güçlü bir inancı yansıtıyor.
Şırnak’ın stratejik önemi ve uzun yıllardır süren hassas operasyonlar sonrasında bölgede gözlemlenen değişim, TBMM Başkanı Kurtulmuş tarafından dikkatle değerlendirildi. 2 yıllık bir sürecin sona yaklaştığına işaret ederek, geniş bir uzlaşıyı sağlayabilme potansiyeli konusunda optimistik bir yaklaşım sergiledi. Tarihi komisyonun, farklı kesimlerden insanları dinleyerek oluşturduğu raporun, Türkiye’nin geleceği için bir yol haritası niteliğinde olduğu vurgulandı. Bölgedeki barış ikliminin, Cumhurbaşkanımızın ve Devlet Bahçeli’nin liderliğindeki çabalarla mümkün olduğunu belirterek, terörle anılan yerlerin bugün barışın sembolü haline geldiğini ifade etti.
Meclis Komisyonu'nun titizlikle tamamladığı rapor, bölgedeki dönüşümün sadece bir başlangıç olduğunu gösteriyor. Bu zorlu çalışmanın, tüm milletvekillerinin desteğiyle hayata geçirilmesi gerektiği ve Türkiye’nin geleceğine katkıda bulunması gerektiği vurgulandı. Şehit annelerinin ve örgüt mensuplarının ailelerinin “Çocuklarımızı değil, silahlarımızı gömmek istiyoruz” diyerek gösterdiği teveccüh, sürecin geniş kesimlerce desteklendiğinin açık bir göstergesi olarak değerlendirildi. Türkiye’nin terörle mücadele stratejisinin, sadece terör örgütlerini ortadan kaldırmakla kalmayıp, bölgede istikrarı ve güvenliği sağlamayı hedeflediği belirtildi.
Kurtulmuş, Türkiye’nin, Suriye’deki gelişmelerden etkilenerek elde ettiği kazanımları ve bu stratejinin bölgedeki olumlu etkilerini vurgulayarak, ülkenin önündeki engellerin aşılacağını ve Türkiye’nin her alanda bir yıldız gibi parlamaya devam edeceğini ifade etti. Eteklerindeki taşı döken herkesin, Türkiye’nin geleceği için sorumluluk alması gerektiği, kritik eşik tanımının ortadan kaldırıldığı ve İmralı'ya silahların yerleştirilmesinin mümkün olmadığı vurgulandı. Yasal düzenlemenin, genel af niteliğinde olmayacağı ve silahlarını bırakanların bu avantajdan yararlanacağı belirtildi. Toplumsal bir mesele olarak ele alınan sürecin, makul çoğunluğun desteğiyle hayata geçirilmesinin, Türkiye’nin geleceği için önemli bir adım olduğu değerlendirildi. Türkiye’nin, farklı etnik ve dini gruplar arasında barış ve kardeşlik ruhunu güçlendirmesi ve ortak bir geleceğe yönelmesi gerektiği vurgulandı.