Türk sinemasının unutulmaz ismi Kadir İnanır’ın hayat arkadaşı Jülide Kural, uzun süren sessizliğe son verdi ve medyada dolaşan tartışmaları yalanlama telaşına girdi. Kural, kendisine yöneltilen gerçek dışı iddiaların, kişisel saygısızlığını ve şahsına atılan itibarsızlaştırma girişimlerini açıkça kınadı. Bu açıklama, sadece mal varlığına dair yanlış bilgileri düzeltmekle kalmadı, aynı zamanda Kural’ın hayatındaki önemli ilişkilere ve seçimlere dair derinlemesine bir bakış açısı sunuyor.
Kural, Kadir İnanır’ın mal varlığına ilişkin iddiaları çürüterek, oyuncunun servetinin, birlikte yaşadıkları güzel ev, yıllar önce satın alınan üç otomobil ve bankadaki birikimden ibaret olduğunu vurguladı. Kurbağa koleksiyonu ise, maddi değer taşımayan, hatıralarla dolu, manevi bir hazine olarak tanımlandı. Bu detaylar, Kural’ın uzun yıllar boyunca İnanır’ın yanında yaşamış ve onun hayatını yakından tanımış olmasının, bu bilgileri ilk elden edinmiş olmasından kaynaklandığını gösteriyor. Kural, bu açıklamayı sadece mal varlığına değil, aynı zamanda İnanır’ın karakterine ve yaşam felsefesine de bir saygı duruşu olarak yorumluyor.
Açıklamanın en dikkat çekici noktalarından biri, Kural’ın evlenmeye karşı tutumunu dile getirmesi oldu. Kural, hayatı boyunca kendi emeğiyle kurduğu bağımsızlığa ve özgürlüğe önem verdiğini, Kadir İnanır ile kurduğu ilişkinin hukuki bir statüden ziyade, karşılıklı sevgi, güven ve ortak bir yaşam iradesi üzerine kurulu olduğunu vurguladı. Bu ifade, Kural’ın kadın kimliğine ve kendi kararlarına olan bağlılığını güçte tutuyor. Ayrıca, Kural, İnanır’ın yaşamı boyunca ilkelerinden ödün vermeyen, inandığı değerleri koruyan bir insan olduğunu ve ölümünden sonra bile bu mirasının korunması gerektiğini belirtti.
Kural, vasiyetname konusundaki iddiaları da net bir şekilde çürüterek, 2015 yılında birlikte yaşadıkları evi ve 2022 yılında ise tüm mal varlığını ve isim haklarını kendisine devrettiğini savundu. Vasiyetname, noter huzurunda ve iki tanık eşliğinde düzenlenmiş, ölümünden sonra da Kadir İnanır’ın özgür iradesine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Kural, bu süreçte yaşanan karmaşıklığı, bazı kişilerin Kadir İnanır’ın sağlık sorunları nedeniyle yardımları sonlandırdığını iddia etmesiyle açıklamaya çalıştı. Ayrıca, yaşamı boyunca kimsenin iradesine teslim olmayan Kadir İnanır’ın, ölümünden sonra bile bu özgür iradesine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Kural, bu süreçte yaşanan hassasiyetleri ve yanlış algıları düzeltmek amacıyla konuştu. Son olarak, yaşadığı büyük acıyı ve bu acının bile tartışma konusu yapılmasına karşı çıkarken, bu durumun kendisine yönelik ağır bir psikolojik saldırı olduğunu belirtti. 'Sen GİDELİ DÜNYA ÇOK FENA' sözü, Kural’ın yaşadığı derin üzüntüyü ve bu üzüntüyü paylaşanların, hayat hikayesini çarpıtarak kendi çıkarlarına göre kullanmaya çalışmasını ifade ediyor.