Avrupa Birliği'nin, Kanada ile gelecekteki ilişkilerini şekillendirme çabaları, beklenmedik bir dönüşüme uğradı. Politico'nun haberine göre, Montreal'de düzenlenecek olan kritik AB-Kanada Zirvesi'nin ortak açıklama taslağında, uzun süredir tartışılan ‘ortak üyelik’ kavramı yer almamış durumda. Bu durum, iki taraf arasındaki işbirliğinin seyrini değiştirecek yeni bir yaklaşımın işaretidir.
Almanya, İtalya, Yunanistan ve Fransa gibi önde gelen AB ülkelerinin, ortak açıklamada ‘ortak üyelik’ ifadesinin kullanılmasını reddetmesi, bu dönüşümün en belirgin göstergesidir. Önceki taslaklarda, AB ve Kanada’nın 2027’ye kadar ortak hedeflerine ulaşmak için ‘ortak üye’ kavramını geliştirmesi öngörülüyken, şimdi ise daha sınırlı bir ‘yakın ortaklık’ kurulması üzerinde duruluyor. Bu, AB’nin Kanada’ya tam üyelik teklifinden kesin bir vazgeçiş anlamına geliyor.
Yeni taslakta, Kanada ile AB arasında daha yakın bir ortaklık kurma hedefi belirlenmiş, bu ortaklığın 2027’deki zirveye kadar, tam üyelikten daha az kapsamlı bir ilişki olarak tanımlanacağı belirtiliyor. Bu stratejik değişiklik, AB’nin dış politikasındaki esnekliğini artırmayı ve Kanada ile ilişkilerini daha dinamik bir şekilde yönetmeyi amaçlıyor. Ancak, bu yeni yaklaşımın AB ülkeleri arasında tam bir konsüze ulaşması gerekiyor.
Ursula von der Leyen liderliğindeki AB Komisyonu'nun, Kanada Başbakanı Mark Carney'ye ‘ortak üyelik’ önerisi, üye ülkelerin tepkileri üzerine yeniden gözden geçirilerek, farklı bir yol haritası çizilmesi gerektiği sonucuna varmasına neden oldu. Komisyon Başkanı'nın, üye ülkelerin başkentlerine danışmadan bu öneriyi gündeme getirmesi, sürecin potansiyel risklerini gözler önüne serdi. AB-Kanada Zirvesi'nin 9-10 Kasım tarihlerinde Montreal’de gerçekleştirilmesi bekleniyor ve bu zirve, iki taraf arasında yeni bir işbirliği dönemi için kritik bir kilometre taşı olabilir.