Türk sinemasının sevilen yüzü Kadir İnanır'ın vefatının ardından, sanatçının vasiyetname düzenlemesi, yakın çevresinde derin yankılar uyandırdı. Hayat arkadaşı Jülide Kural, bu tartışmalara ilk kez T24'e yaptığı açıklamada, ortaya atılan iddialara karşı güçlü bir duruş sergiledi. Kural, İnanır'ın malvarlığına ilişkin kamuoyunda dolaşan yanlış bilgileri kesin bir dille çürüterek, hukuki yollara başvuracağını duyurdu.
Kural’ın açıklamasına göre, İnanır’ın malvarlığı, uzun yıllar birlikte yaşadıkları ev, üç adet eski otomobil ve banka hesaplarındaki birikimlerle sınırlıydı. Özellikle, kamuoyunda yer alan 25 adet Rolex saat iddiasının gerçeklikle hiçbir ilgisi olmadığını vurguladı. Kural, bu iddiaların, sanatçının mirasının çarpıtılması ve kendi kişisel hayatının itibarsızlaştırılması çabasının bir parçası olduğunu savundu. ‘Sanatçının, hayatı boyunca kendi emeğiyle kurduğu bağımsız bir kadın kimliğinin, bir erkeğin malvarlığına dahil edilmeye çalışıldığını’ ifade ederek, bu durumun kendisi için kabul edilemez olduğunu belirtti.
Kural, İnanır ile birlikte yaşadığı ilişkinin hukuki bir evlilikten ziyade, sevgi, karşılıklı güven ve ortak bir yaşam iradesi üzerine kurulu olduğunu vurguladı. “Evlenmeye sıcak bakmayan bendim çünkü Kadir’le birlikteliğimizin gücü hukuki bir statüden değil, sevgimizden, güvenimizden ve ortak hayat irademizden geliyordu” diyerek, bu ilişkinin değerini ve önemini vurguladı. Ayrıca, İnanır'ın hastalığı ve ölümünden sonra, hayatlarında uzun yıllar bulunmayan kişilerin, sanatçının mirası üzerinde söz sahibi olmaya çalışmasını da eleştirerek, bu durumun kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Kural, kendisine yöneltilen tüm suçlamaları kişilik haklarına yönelik saldırı olarak nitelendirerek, avukatı Bişar Alinak aracılığıyla hukuki süreç başlatacağını duyurdu. Açıklamasının sonunda, Kadir İnanır'a duyduğu derin özlemi dile getirerek, ‘Ah Kadir, sen gideli dünya fena... Çok fena!’ diyerek duygusal bir kapanış yaptı. Bu ifade, Kural'ın hem hayal kırıklığını hem de İnanır'a duyduğu sonsuz sevgiyi bir arada yansıtıyordu. Hukuki süreç başlatma kararı, Kural’ın bu iddialara karşı koyma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.