Ünlü şarkıcı Sibel Can, 2012 yılında satın aldığı yüksek fiyatlı otomobilin kendisine ait olmadığını iddia ederek uzun yıllardır bir otomotiv firmasıyla yasal süreçlere girmiş durumda. Bu karmaşık dava, yıllar içinde mahkeme kararları, istinaflar ve hatta ceza davalarına dönüşmüş, Sibel Can'ın uğramış olduğu maddi kayıplar ve hukuki süreçlerin getirdiği belirsizlik, kamuoyunun büyük ilgisini çekmeyi sürdürüyor. Dosyanın temelinde yatan olay, otomobilin teslim edilmemesi ve aradaki parasal anlaşmazlıklar bulunuyor.

Mehmet Çelik, otomotiv firmasının sahibi olarak, davayla ilgili ilk kez Show Haber'e yaptığı açıklamada, Sibel Can'ın aracın kendisine teslim edilmediğini ve karşılığında ödenmesi gereken tutarın hala tahsil edilmediğini vurguladı. Çelik, mahkeme kararlarının ve istinaf sürecinin ardından ortaya çıkan sonuçları değerlendirerek, konunun çözüme kavuşması için Sibel Can'ın aracın kendisine iade etmesi gerektiğini savundu. Ancak Sibel Can'ın iddiaları ve mahkeme kararları arasında tutarsızlıklar bulunuyor.

Sibel Can'ın avukatına göre, bilirkişi raporları ve uzman görüşleri doğrultusunda, otomotiv firmasının haksız muamele yaptığı ve şarkıcının aracı sıfır gibi satmış olduğu tespit edilmiş. Bu durum, Sibel Can'ın davayı kazanmasına ve dolandırıcılık suçlamasıyla yargılanan kişinin hukuken korunacak bir menfaatinin bulunmadığına dair bir kararın çıkmasına yol açmıştır. Ancak, sürecin uzunluğu ve karmaşıklığı, her iki tarafın da haklarını korumak için mücadele etmesine neden olmuştur.

Şimdi ise, otomotiv firmasının iddiaları ve Sibel Can'ın iddiaları arasındaki boşluk, 9 milyon lira civarında bir tutarın hala tahsil edilmemiş olması ve aracın 2020-2021 yıllarında satılmış olması gibi detaylar, bu davayı daha da karmaşık hale getiriyor. Dosyanın geleceği belirsizliğini korurken, tarafların uzlaşması ve hukuki süreçlerin tamamlanması, Sibel Can'ın uzun süredir devam eden mağduriyetinin sona ermesi için kritik önem taşıyor. DHA'dan gelen bilgilere göre Şile'de yaşanan aşırı yağış, aynı zamanda ulaşım sorunlarına da işaret ediyor, bu da Sibel Can'ın davasıyla ilgili dikkatleri farklı bir yöne çekiyor.