İsrail'de dün gece gerçekleşen parlamento seçimleri, siyasi arenayı derin bir şaşkınlığa sürükledi. Son 50 yılın en yüksek katılımıyla gerçekleştirilen bu oylama, beklenmedik bir sonuçla sonuçlandı: Hiçbir siyasi aktör, parlamentoda çoğunluğu ele geçiremedi. Tarihi bir dönüm noktasının işaretçisi olan bu seçim, İsrail'in geleceği için yeni ve karmaşık bir tablo çiziyor.

Seçimlerde, Binyamin Netanyahu’nın liderliğindeki Likud Partisi güçlü bir performans sergilese de, mevcut koalisyon ortağının desteğini koruyamadı. Aynı şekilde, Gadi Eisenkot gibi diğer önemli isimler de parlamentoda çoğunluğu sağlamak için yeterli deste yakalamada başarısız oldular. Sonuç olarak, ülkenin en uzun süre iktidarda kalan liderinin siyasi geleceği belirsizleşti ve yeni bir koalisyon hükümeti kurma süreci, karmaşık müzakerelerle dolu bir yolculuğa çıkacak gibi görünüyor.

Çıkış anketleri, Arap partilerinin toplamda 18 sandalyeye kadar ulaşabileceği tahminini doğruladı. Bu durum, uzun süreli hükümet görüşmelerinde bu partilerin belirleyici bir rol oynaması gerektiğini gösteriyor. Netanyahu’nun, mevcut desteğiyle yeni bir koalisyon kurma ihtimali düşük görünürken, bu durum onun için ciddi bir siyasi darbe anlamına geliyor. Bu sonuç, İsrail’in siyasi yapısında önemli bir değişime işaret ediyor ve Arap seçmenlerin siyasi arenadaki etkisinin artmasına yol açıyor.

Seçimlerin ardından, muhalefet temsilcileri Netanyahu’nun yenilgisi olduğunu ilan ederken, eski Başbakan Yair Lapid, “Netanyahu’nun bloku ezici bir yenilgi aldı. Bu tam bir çöküş. Halk onlara gitmelerini söyledi” sözleriyle durumu özetledi. Gadi Eisenkot ise, bu sonuçların Netanyahu’ya yönelik bir “güvensizlik oyu” olduğunu savundu. Ancak, ortaya çıkan siyasi çıkmaz, hükümet kurma sürecini uzatırken, İsrail’in geleceği hakkında ciddi soruları beraberinde getiriyor. Sonuç olarak, yeni bir koalisyon hükümeti kurma süreci haftalar sürebilir ve bu süreçte, farklı siyasi gruplar arasında karmaşık müzakereler yaşanması beklentide yer alıyor.”}çıkış anketleri, Netanyahu ve bazı diğer partilerin sandıkların saat 22.00’de kapanması yönündeki son tarihin uzatılması için girişimde bulunmasının ardından açıklandı. Ancak bu talep, Merkez Seçim Komitesi tarafından reddedildi. Netanyahu, “solcuların ve Arapların” seçimi çalmaya çalıştığını öne sürmüştü. Komite ise sistematik bir usulsüzlük yapıldığına ilişkin herhangi bir kanıt bulunmadığını belirterek bu iddiayı reddetti. Son 50 yılın en yüksek katılımıyla gerçekleşen salı günkü seçim, Netanyahu'nun kesintisiz biçimde sürdürdüğü yaklaşık 17 yıllık iktidarının bir referandumu olarak görüldü. Netanyahu, son üç yılda eşi benzeri görülmemiş çatışmalara, istikrarsızlığa ve İsrail'in uluslararası alanda giderek yalnızlaşmasına sahne olan dönemi yönetti.