Türkiye’deki emekli topluluğunun geleceği, yaklaşan seçim dönemleriyle yakından bağlantılı bir şekilde şekilleniyor. Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, Sözcü TV’deki değerlendirmesinde, iktidarın emekli aylıklarına getireceği olası düzenlemelerin ve seçim ekonomisinin etkilerinin dikkatli bir şekilde takip edilmesi gerektiğini vurguladı. 2026 yılına ilişkin enflasyon beklentileri ve refah payı uygulamaları, emekliler için önemli bir dönüm noktası oluşturabilecek.

Erdursun’un analizine göre, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin yaklaşık yüzde 9,5’lik bir enflasyon farkı alması beklenirken, memur ve memur emeklilerinin bu oranı yaklaşık yüzde 7,5 ile sınırlı kalacak. Ancak bu oranlara refah payı eklenmesi durumunda, emekli aylıklarında daha belirgin artışlar yaşanması ihtimali bulunmaktadır. Ancak uzman, refah payının tüm emeklilere aynı oranda uygulanmayabileceğini, en düşük aylığı alanlara daha yüksek oranlı artışların yapılabileceğini, diğer emeklilerin ise yalnızca enflasyon farkıyla yetinmek zorunda kalabileceğini belirtti. Bu durum, aylıklar arasındaki eşitsizliği daha da derinleştirebilir.

Bütçe kısıtlamaları göz önüne alındığında, en düşük emekli aylığına ek artışın 2 bin 500 TL civarında sınırlı kalabileceği tahmin ediliyor. Uzman, mevcut sistemdeki sorunlara dikkat çekerek, yalnızca en düşük aylığı artırmanın kalıcı bir çözüm olmayacağını, emek maaşı hesaplama sisteminin de yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savundu. 2019 yılında başlayan ve bugün 4,5 milyon emekliyi kapsayan en düşük emekli aylığı uygulamasının, 23 bin 552 TL’ye kadar aylık alanların toplamını oluşturduğunu hatırlatan Erdursun, dul ve yetim aylıkları için de oranlara göre farklılıklar olduğunu vurguladı.

Uzman, en düşük aylığa artış yapılması ve diğer aylıklara yalnızca enflasyon farkının uygulanması durumunda, daha fazla kişinin en düşük aylık seviyesine yaklaşabileceğini ve seyyanen zam veya intibak düzenlemesinin daha adil bir çözüm olabileceğini ifade etti. Ayrıca, 2027 yılına ilişkin beklentilerini de dile getirerek, 2026’nın ikinci yarısında önemli bir iyileştirme beklemediğini, seçim ekonomisine yönelik adımların 2027’den itibaren atılabileceğini öne sürdü. Asgari ücret, emekli ve memur aylıklarındaki olası artışların yanı sıra esnafa yönelik daha düşük faizli kredi imkanları ve faizlerde kısmi düşüş gibi adımlar da gündeme gelebileceğini belirtti. Cumhurbaşkanı’nın 2027’ye işaret eden iyileştirme açıklamaları, seçimlerin bu tarihte yapılması ihtimalini güçlendirdiğini savundu. Uzman, geçmiş seçim dönemlerinde asgari ücret ve emekli aylıklarında ekonomik göstergelerden bağımsız, daha yüksek oranlı artışların yapıldığını ve seçimlerin ardından bütçe dengelerinin yeniden ön plana çıktığını vurguladı. 2027’ye ilişkin asgari ücret tahmini ise 35 bin TL civarında yer alıyor.”}p>”