Üniversite kampüslerinde, tutuklanan iki öğrencinin serbest bırakılması için güçlü bir destek sesi yükseldi. Çeşitli şehirlerden gelen öğrenciler, ortak bir mesajla Nehir Dizdar ve Nevin Tekin'e sahip çıktı. Bu eylem, eğitim alanında özgür ifade ve protesto hakkının savunulmasının önemini vurgularken, bakanlık provvedelerinin gençlerin düşüncelerini özgürce dile getirmesini engellemeye çalışması eleştirildi.
Milli Eğitim Bakanı'nın tepkisi üzerine, durum daha da kritik bir hal aldı. CHP'nin eski Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, yaşananları öğretmenlik rolüne dair çarpıcı bir benzetmeyle yorumladı. İnce, öğrencilere yönelik sert provvedelerin, bir öğretmenin temel görevlerinden olan rehberlik ve eğitim yaklaşımının tam zıttı olduğunu belirterek, bakanlığın sorumluluğunu sorguladı.
İnce'nin açıklamaları, özellikle eğitimde hatalı davranışların cezalandırma yerine düzeltmeye yönelik bir yaklaşımla ele alınması gerektiği noktasında dikkat çekti. Lisede yaşanan bir olayı örnek göstererek, öğretmenin öğrencilere yanlış davranışlarının nedenlerini anlatarak onları yönlendirmesi gerektiğini vurguladı. Bu yaklaşımın, bakanlık provvedelerinin uyguladığı sert cezaların yerine konması gerektiğini savundu.
Eylemde yer alan öğrenciler, bakanlığın öğrencileri tutuklatmak yerine, onların tepkilerinin nedenlerini anlamaya çalışması gerektiğini vurgulayarak, eğitimde özgürlük ve düşünce özgürlüğünün korunmasının önemini bir kez daha hatırlattı. Bu destek çağrısı, Türkiye'nin dört bir yanındaki üniversitelilerin, eğitim alanında adaletin ve özgürlüğün tesis edilmesi için bir araya geldiğinin somut bir göstergesi oldu.