İlaçların sıkıntılı tedariki, Türkiye'deki sağlık sisteminin hassas dengesini bir kez daha gözden geçiriltmeye neden oluyor. Depresyon, yüksek tansiyon, diyabet ve epilepsi gibi kronik rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan ilaçların yanı sıra aşılar, göz damlaları ve kas ağrıları için üretilen çeşitli ürünlerin piyasada bulunabilirliği azalırken, bazıları tamamen tükendi. Bu durum, hastaların tedavi süreçlerini aksatmalarına ve sağlık hizmetlerine erişimlerini zorlaştırmalarına yol açıyor.
Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) tarafından yapılan açıklamalarla birlikte, sorunun temelinde ilaç fiyatlandırma sistemindeki kur farkının yattığı vurgulanıyor. İlaç Fiyat Kararnamesi'nde kullanılan sabit Avro kuru ile piyasada geçerli olan kur arasındaki uçurum, yurt dışından ilaç ve hammadde getiren firmaların maliyetlerini önemli ölçüde artırıyor. Bu durum, özellikle ithal ilaçların tedarikinde ciddi sorunlara yol açarken, eşdeğer bir ürünün bulunmadığı durumlarda hastaların kaçak ilaçlara yönelmesine zemin hazırlıyor.
Eczacı Nurten Saydan, bu durumun sadece hastalar için değil, eczacılar için de büyük bir yük oluşturduğunu belirtiyor. “İlaçların hem bulunabilir hem de erişilebilir olması bizim için kritiktir. Zira bulunamayan bir ilaç, en pahalı ilaçtır” diyen Saydan, sorunun geçici önlemlerle çözülemeyeceğini, kalıcı düzenlemelerle ele alınması gerektiğini vurguluyor. Mevcut sistemin güncel ekonomik koşullara yanıt vermediği ve ilaçların tedarikini aksatıcı bir şekilde devam ettiği ifade ediliyor.