Brezilya'nın siyasi arenasında yeni bir perde açıldı. Başkent Brasília'da 81. yaş gününü kutlayan Luiz Inácio Lula da Silva, ülkesinin geleceği üzerine yaptığı açıklamalarla, eski rakibi Senatör Flavio Bolsonaro'nun ABD'ye kaçışını sert bir dille eleştirdi. Lula, bu eylemi yalnızca bir kaçış değil, aynı zamanda Brezilya siyasetinin itibarını zedeleyen bir olay olarak nitelendirdi.
Lula, Bolsonaro'nun yargı sistemine karşı olan tutumunu kınarken, “Suçsuz bireylerin korkması mümkün değildir. Bir kişinin, ülkesinden gizlice ayrılması, mutlaka üzerinde örtbas etmeye çalıştığı bir sorumluluk veya açıklanması gereken bir durum içerir” şeklinde konuştu. Devlet başkanı, Bolsonaro'nun, adalet önünde suçlamaların etkili bir şekilde çürütülmesine fırsat vermeden, firar yolu seçtiğini vurguladı. Bu durumun, Brezilya siyasi tarihinde bir 'utanç verici an' olarak tanımlanması gerektiğini savundu.
Lula, cezaevinde geçirdiği zamanı ve, Brezilya'dan ayrılmak için gelen sayısız daveti hatırlatarak, kendi tercihini açıkça ifade etti. “Ben, maskelerin düşürülmesini ve masumiyetimin kanıtlanmasını hedefledim. İşte bugün, yeniden devlet başkanı seçildim ve bu seçim, adaletin zaferidir” diyerek, kendi siyasi yolculuğunun anlamını vurguladı. Bu süreçte, kendisine sunulan yurt dışı davetlerine rağmen, Brezilya'da kalmayı ve ülkenin yasal süreçlerine uymayı seçtiğini hatırlattı.
Bu gelişmelerin ardından, Flavio Bolsonaro'nun ABD'ye gizlice seyahat etmesiyle ilgili çeşitli iddialar ortaya atıldı. Bolsonaro ailesine yakın kaynaklar, eski devlet başkanı adayının, pasaport kısıtlaması yürürlüğe girmeden hemen önce, gizli bir uçakla ülkeyi terk ettiğini doğruladı. Federal Yüksek Mahkeme'nin (STF) Bolsonaro'ya açtığı soruşturma ve,