ABD tahvil piyasasında yaşanan yükseliş trendi, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) yaklaşan para politikası toplantısıyla ciddi bir risk altında. Yatırımcıların tahvil bazındaki net uzun pozisyonları, son dönemde 8 Eylül’den beri görülen en yüksek seviyeye ulaşmış durumda. Bu durum, piyasadaki güvenli liman arayışının yoğunlaşması ve Fransa tahvil piyasasındaki genel baskı altında şekillenmiş bir eğilimin sonucudur. Ancak, Fed'in yaklaşan toplantısında sergilemesi beklenen, piyasa beklentilerini aşan daha sert bir para politikası kararı, bu dengenin alt üst olmasına neden olabilir.
Piyasalar, çarşamba gününe kadar faiz artışı ihtimalini yaklaşık %7 seviyesinde fiyatlandırıyordu. Ancak, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın enflasyonla mücadele konusundaki sert ve kararlı mesajları, yatırımcıların faiz beklentilerini yeniden gözden geçirmesine yol açıyor. Özellikle, piyasanın beklentilerini aşan bir faiz artışı kararı, yatırımcıların tahvil pozisyonlarını azaltarak, piyasada önemli bir tersine dönüş (reverse flow) yaratmasına neden olabilir. Bu durum, tahvil fiyatlarında ani ve sert düşüşlere yol açabilir.
Son dönemde ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, 20 yılı aşkın sürenin en yüksek seviyesi olan %5,36’lık tarihi zirvesinden sonra %5 civarına gerilemişti. İki yıllık tahvil faizi ise %4,73 seviyesinde bulunuyor. Bu düşüş, Fed'in piyasaları rahatlatma çabalarının bir sonucu olarak değerlendirilebilir. Ancak, Fed'in şahin tutumu bu düşüşün sürdürülebilirliğini zedeleyebilir.
Tahvil opsiyon piyasasında da getirilerin daha fazla gerilemesine karşı korunma talebi artış göstermiş durumda. Uzun vadeli tahvillerde yükselişe karşı korunmanın maliyeti, mart ayından bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaşmış bulunuyor. Bu durum, yatırımcıların piyasadaki belirsizliğe karşı daha temkinli bir tutum sergilediğini gösteriyor. Piyasaların Fed'in kararını yakından takip etmesi ve olası bir tersine dönüş senaryosuna karşı hazırlıklı olması gerekiyor.