İstanbul'un kalbi, bugün beklenmedik bir felaketle sarsıldı. Şiddetli, etkili bir yağış, şehrin çeşitli bölgelerinde yıkıcı sonuçlara yol açarken, yerel altyapının çaresizliğini gözler önüne serdi. Zincirlikuyu’daki alt geçit, su altında kalarak araçları mahsur bıraktı ve yaya trafiğini tamamen durma noktasına getirdi. Bu dramatik manzara, şehrin yaşama müdahalesini derinden etkiledi.

Avrupa ve Anadolu yakalarını derinden vuran sel baskını, Beşiktaş ve Üsküdar gibi ikonik bölgeleri felç etti. Harem Sahil Yolu, suların altında kalırken, Üsküdar sahaflar çarşısı dükkanlarına kadar su doldu. Ihlamurdere Caddesi’nde yaşanan tehlikeli anlar, bir kadının hayatından habersiz bir şekilde sulara kapılmaya çalışırken, çevredeki vatandaşların hızlı müdahalesi sayesinde son anda kurtarılmasıyla sonuçlandı. Bu olay, İstanbul’un karşı karşıya olduğu risklerin ciddiyetini bir kez daha ortaya koydu.

Şehrin farklı bölgelerinde yaşanan benzer durumlar, altyapı sorunlarının aciliyetini vurguladı. Kağıthane’deki kanalizasyon patlaması, caddeleri suyla kaplarken, esnaf tezgahlarını korumak için çaresiz kaldı. Esenler ve Sultangazi’de trafik, su birikintileri nedeniyle neredeyse imkansız hale geldi. Meclis-i Mebusan Caddesi, göl gibi bir havaya bürünerek, şehrin estetik değerini olumsuz etkiledi. Karaköy’deki yeraltı çarşısında dükkanlar su baskınına uğradı; yerli ve yabancı turistler, beklenmedik bu durum karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi.

Şişli’de ise kuvvetli rüzgarda devrilen iki ağaç, park halinde bulunan otomobillerin üzerine düşerek hasara neden oldu. Meteoroloji Mühendisi Dr. Güven Özdemir, bu olayın, “İstanbul’da yağışın yavaş yavaş azalması ve gitmesi” olduğunu belirtti. Ancak, bu sistemin şiddetinin, “havanın çok sıcak olması ve kuzeyden gelen serin havanın birleşmesi” nedeniyle ortaya çıktığını açıkladı. İklim kriziyle birlikte artan ortalama hava sıcaklıklarının, İstanbul gibi metropollerde iki-üç derece daha fazla sıcaklık artışına neden olabileceğini, yüksek basınç ve ani serin hava dalgalanmalarıyla birlikte bu tür sıkıntıların tekrar yaşanabileceğini vurguladı. Şehir sakinleri, doğanın bu yıkıcı gücüne karşı tedbirli olmalı ve riskleri en aza indirmek için gerekli önlemleri almalıdır.