Avrupa’nın ısınma sistemlerinde köklü bir değişim yaşanıyor. Avrupa Isı Pompası Birliği’nin (EHPA) yayınlamış olduğu son rapor, fosil yakıtlara olan bağımlılığın giderek azaldığını ve yenilenebilir ısınma teknolojilerinin galibiyetine doğru ilerlediğini gözler önüne seriyor. Bu dönüşüm, sadece enerji piyasalarını değil, aynı zamanda Avrupa’nın enerji güvenliği stratejisini de yeniden şekillendiriyor.
Rapor, geçtiğimiz yıl ısı pompası satışlarında %13’lük bir artışla 2,9 milyon birime ulaşıldığını ve toplamda 29,3 milyon birimlik bir stokun kurulduğunu ortaya koyuyor. Bu rakam, Avrupa’daki ısı pompasının kurulu kapasitesinin, 200’den fazla tankerin taşıdığı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) miktarına denk geldiği anlamına geliyor. Bu muazzam kapasite, Avrupa Birliği’nin (AB) yıllık LNG ithalatının yaklaşık %7’sini karşılıyor ve AB’nin enerji maliyetlerinde 9,7 milyar avroluk bir tasarruf sağlıyor. Isınma sistemlerinin enerji verimliliği, 2025 yılına kadar AB’nin Orta Doğu’dan gelen toplam LNG miktarının iki katına ulaşacak ısı ihtiyacını karşılayacak kadar büyük bir potansiyele sahip.
Bu dönüşümün en çarpıcı örneği Almanya oldu. 2025 yılında Almanya, ısı pompası satışlarında %50’lik bir artışla Avrupa’nın en hızlı büyüyen pazarı haline geldi. Bu durum, Almanya’da ısı pompalarının ulusal ısıtma pazarındaki payının ilk kez %50’ye ulaşarak tarihi bir rekor kırdığını gösteriyor. Danimarka, %36’lık bir artışla bu dönüşümde önemli bir oyuncu olurken, Fransa ve İtalya da satış adetleri ve kurulu stok miktarları açısından öne çıkıyor. Litvanya ve Norveç gibi ülkeler ise her bin haneye düşen satış adedi bakımından Avrupa’nın en yoğun ısı pompası kullanıcıları arasında yer alıyor.
Rapor, 18 ana pazarın yanı sıra İrlanda, Macaristan ve Estonya gibi ülkelerin verilerini de içeriyor. Ancak, Bulgaristan, Yunanistan ve Romanya gibi 9 ülkenin de bu analize dahil edilmesiyle birlikte, 2025 yılına kadar toplam satışların 3,1 milyon birime ulaşması beklentisiliyor. EHPA Genel Direktörü Paul Kenny, bu gelişmeleri “Avrupa’nın enerji güvenliğini pekiştiren” bir adım olarak değerlendirirken, LNG’nin yüksek maliyetli ve güvenilir olmadığına dikkat çekiyor. Bu durum, Avrupa’nın fosil yakıtlardan yenilenebilir ısınma teknolojilerine yaptığı bu devrimi daha da hızlandırıyor. AB Komisyonu’nun temmuz ayında yayınlanması beklenen elektrifikasyon paketi, ısı pompaları ve elektrik üzerindeki vergi ve KDV oranlarının düşürülmesiyle bu dönüşümün ivmesini artırmayı hedefliyor.”}