Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), İran'ın nükleer faaliyetleri konusundaki belirsizlikleri gidermeye yönelik çabalarını yoğunlaştırmaya devam ediyor. UAEA Başkanı Rafael Grossi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki görüşmelerde, İran'ın daha önce rapor ettiği 440 kilogramlık yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun mevcut durumunun kesinlikle doğrulanması gerektiğinin altını çizdi. Bu durum, uluslararası toplumun endişelerini artırmış ve İran'ın nükleer programının şeffaflığına dair soruları yeniden gündeme getirmiştir.

Grossi, UAEA'nın İran ile yaşanan güvence denetimi anlaşmazlıklarının çözümüne odaklandığını ve bu süreçte, özellikle zenginleştirilmiş uranyumun yerinin tespit edilmesi konusunda önemli bir darboğazın olduğunu vurguladı. Uzun süredir devam eden bu sorun, UAEA müfettişlerinin İran'daki nükleer tesislerine erişim talebiyle birlikte, ajansın operasyonlarını ciddi şekilde kısıtlamıştı. 2025'te yaşanan güvenlik endişeleri nedeniyle müfettişlerin çekilmesi, bu durumun aciliyetini daha da artırmıştır.

İran'ın, UAEA'nın denetim faaliyetlerini etkin bir şekilde sürdürebilmesi için gerekli koşulları sağlamadığına dikkat çeken Grossi, özellikle Buşehr Nükleer Santrali'ndeki kullanılmış yakıtın depolanması konusundaki işbirliğinin, UAEA'nın denetim yetkisini sınırladığı için endişe yaratmaktadır. Ancak, Buşehr'de UAEA ile yapılan yapıcı işbirliği, diğer tesislere erişim konusunda İran'ın hassasiyetini gösteriyor.

Grossi, İran yönetimine, 440 kilogramlık yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun ve diğer rapor edilen nükleer malzemelerin tam olarak nerede olduğuna dair kesin bilgiler sunmalarını talep etti. Bu durumun doğrulanması, UAEA'nın İran'ın nükleer programının uluslararası kurallara uygunluğunu değerlendirmesi için hayati önem taşıyor. UAEA Başkanı, İran'ın bu sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğini ve güvenlik önlemleriyle ilgili tüm soruların net bir şekilde yanıtlanması gerektiğini vurgulayarak, müzakerelerin yeniden başlaması için bir fırsat sunmuştur. Bu adım, İran'ın nükleer programının uluslararası toplumun güvenini kazanmasına katkıda bulunabilir.