Türkiye'nin finansal piyasaları, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings'in son raporuyla yeniden dikkat çekiyor. Fitch, Türkiye'nin borçlanma sermaye piyasasının 2027 yılına kadar 550 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşma potansiyeline sahip olduğunu öngörüyor. Bu öngörü, özellikle sukuk ihraçlarındaki artış ve çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) ilkelerine uygun borçlanma araçlarına olan talebin yükselmesiyle şekilleniyor.

Rapor, 2026’nın üçüncü çeyreği sonu itibarıyla borçlanma sermaye piyasasında tedavülde bulunan araçların toplam büyüklüğünün 526 milyar doları aşarak yıllık %4’lük bir artış gösterdiğini ortaya koyuyor. Ancak, yılın ilk dokuz ayında toplam ihraç hacmi 115,3 milyar dolarla gerilemiş, bu düşüşün temel nedeni tahvil ihraçlarındaki %8’lik azalma olmuş. Bu durum, piyasadaki kısa vadeli dalgalanmaların yatırımcılar için bir uyarı niteliğinde.

Yıl boyunca, sukuk ihraçları önemli bir ivme kazanarak, ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %46 oranında yükseldi. Bu durum, sukukların borçlanma sermaye piyasası içindeki payını %11’den %16’ya çıkararak, Türkiye’nin bu alandaki konumunu güçlendiriyor. Türkiye, Çin hariç gelişmekte olan piyasalar arasında dolar cinsinden borçlanma aracı ihracında üçüncü sırada yer alırken, sukuk piyasasında aktif olan üç G20 ülkesinden biri olarak öne çıkıyor. Ayrıca, ESG odaklı borçlanma araçları ihracında da beşinci sırada yer alıyor.

Rapor, yerleşik olmayan yatırımcıların yurt içi devlet borçlanma araçlarındaki payının, Ağustos 2026 sonu itibarıyla %7,2’ye gerilediğini de belirtiyor. Fitch, 10 yıllık dolar cinsinden devlet tahvillerinin ABD Hazine tahvillerine göre getiri farkının Mart ayında zirveye ulaştığını ve bu farkın daraldığını vurguluyor. Kredi derecelendirmesine sahip sukukların likidite koşullarında iyileşme gösterdiği de raporla belirtiliyor. Fitch Ratings’in bu tahminleri, Türkiye ekonomisinin gelecekteki büyüme potansiyeli ve finansal piyasalarının dinamikleri hakkında önemli ipuçları sunuyor.