Türkiye’nin uluslararası arenadaki hassas ilişkileri, TBMM Dışişleri Komisyonu’nda gün yüzüne çıkarken, yeni bir tartışma yarattı. Komisyonda, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki son dönemdeki gerilimler, ifade alma süreçleri ve yaşanan gözaltılar, dikkatleri üzerine çekti. Dışişleri Bakan Yardımcısı Levent Gümrükçü, bu konularla ilgili sorulara yanıt verirken, yaşananların karmaşıklığını ve diplomatik çabaların önemini vurguladı.
CHP’li Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, Azerbaycan ile Türkiye arasındaki mevcut sorunların derinliğini ve Dışişleri Bakanlığının bu konudaki yaklaşımını sorguladı. Özellikle hafta sonu Sırbistan’da seçim çalışmaları için bulunan Öztunç, Azerbaycanlı mevkidaşların rahatsızlıklarını ve bu konuda iletişim kanallarının açık kalmasının gerekliliğini vurguladı. Öztunç’un sorusu, Azerbaycan’ın Türkiye’ye yönelik hassasiyetlerini ve diplomatik iletişimin önemini bir kez daha gündeme getirdi.
Ancak en dikkat çekici ifade, DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’ndan geldi. Gergerlioğlu, kendisinin ve 30 Türk vatandaşının Azerbaycan’da “Anayasal düzenin zor kullanılarak değiştirilmesi çağrısı” gibi suçlamalarla “İstenmeyen Kişi” olarak ilan edildiğini belirterek, yaşananların saygısızlığını ve TBMM’nin temsil yetkisini sorguladı. Gergerlioğlu’nun, “Ben bu Meclis’in bir milletvekiliyim. 86 milyonun anayasal olarak temsilcisiyim. Halkın oylarıyla seçildim ve böylesine saygısız bir tavırla karşı karşıyayım. Sadece ben değil, Sayın Fatih Erbakan vekilimiz ve birçok Türk vatandaşı da böyle bir saygısızlıkla karşı karşıya” şeklinde yaptığı vurgu, yaşanan gerilimin boyutunu ve Türkiye’nin uluslararası arenadaki itibarını koruma çabasını gözler önüne serdi.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Levent Gümrükçü, yaşananların ardından açıklama yaparak, konunun ikili görüşmelerde gündeme getirildiğini ve Azerbaycan makamlarıyla özel bir ilişkiyi sürdürüldüğünü belirtti. Gümrükçü, “Biz biliyorsunuz beş bakan yardımcısıyız ve benim görev alanım uluslararası güvenlik ve birkaç sair konu. Azerbaycan’la ikili ilişkiler benim görev alanım değil ama arkadaşlarımdan tekrar kontrol etmek suretiyle, ifade ettiğiniz husus dahil son dönemde Türkiye ile Azerbaycan arasında kamuoyunda gündeme gelen bütün konuları biz Azerbaycan makamlarıyla görüşüyoruz. Çok özel bir ilişkimiz var Azerbaycan’la ve bazı hususları ikili düzeyde de görüşebilme imkânına sahibiz. Ve bu çerçevede de bir aile, hani ‘Tek millet iki devlet’ kavramı ortaya atıldı biliyorsunuz. Bu çerçevede kamuoyu önünde tartışmadan, bazı hususları ikili düzeyde ilgili makamlar arasında tartışmanın da öncelikli olarak daha doğru bir yöntem olacağı düşüncesiyle bunları görüşmeye devam ediyoruz” sözleriyle, sürecin karmaşıklığını ve diplomatik çabaların önemini vurguladı.”}p>”