Türkiye'nin kalbinden yayılan salsa ritmi, İspanya'nın güneşli topraklarında zirveye ulaştı. Büşra ve Emek Yeter'in önderliğindeki Cuban Mambo, La Negra Dünya Şampiyonası'nda adeta bir şölen sunarak, salsa takımları kategorisinde dünya şampiyonluğunu elde etti. 21-25 Ekim tarihleri arasında İspanya'nın Alicante bölgesindeki Calpe kentinde gerçekleşen bu prestijli organizasyonda, 37 ülkeden 386 yarışmacı, dans pistlerini coşkuyla paylaştı.

Cuban Mambo'nun başarısı, sadece bir zafer değil, aynı zamanda Türk dans sanatının uluslararası arenadaki gücünün bir göstergesi oldu. Ekibin kurucusu ve eğitmeni Büşra ve Emek Yeter'in ustalıkları, sahne performansı ve koreografileriyle yarışmacıları büyüledi. Rakiplerini geride bırakarak, salsa takımları kategorisinde zirveye yerleşen Cuban Mambo, Türkiye'ye gururla bir dünya şampiyonluğu kazandırdı. Organizasyonun resmi sonuçlarına göre, Güney Kore'den Loco Nomaz, ABD'den C.A.M. Dance Company ve İtalya'dan Conexión Sabrosa gibi güçlü rakipleri de bu şampiyonada adından söz ettirdi.

Cuban Mambo'nun zaferi, geçmişteki başarılarıyla da destansı bir tablo çiziyor. Mi Tierra World Competition'da profesyonel grup dünya şampiyonluğu, Universal Dance League World Championship'te dünya şampiyonluğu ve IDO Online World Championship'te çiftler yetişkinler kategorisinde dünya şampiyonluğu gibi önemli unvanlar, ekibin yeteneklerini ve azmini gözler önüne serdi. Büşra ve Emek Yeter çiftinin Mi Tierra World Competition'da Professional Salsa Couple Impro kategorisinde elde ettiği dünya şampiyonluğu ise, bu başarıların zirvesi olarak kabul edilebilir.

Büşra ve Emek Yeter, yalnızca başarılı dansçılar değil, aynı zamanda Latin dansları alanında eğitim veren ve gelecek nesil dansçıları yetiştiren öncü isimler. Büşra & Emek Dans Akademi bünyesinde farklı yaş gruplarından dansçılara eğitim veren çift, ulusal ve uluslararası dans yarışmalarında hakemlik görevleri üstlenerek de sektörün gelişimine katkıda bulunuyor. İspanya'da elde edilen bu muhteşem zafer, Cuban Mambo'nun dünya dans sahnesindeki konumunu daha da güçlendirdi ve Türk dans sanatının dünyaya açılan kapısını bir kez daha çaldı.