Türkiye'nin demografik yapısı, önümüzdeki yıllarda önemli bir dönüşüm geçiriyor. Nüfusun yaşlanması, sağlık hizmetleri açısından yeni zorluklar ve fırsatlar yaratıyor. Mevcut istatistikler, ülkenin %2100'de nüfusun %33,6'sını oluşturacak 9 milyon 583 bin 59 yaşlı bireye ev sahipliği yapacağını gösteriyor. Bu durum, bireylerin uzun ve sağlıklı yaşam hedeflerine ulaşabilmeleri için, yaşam boyu bağışıklıklarını koruma stratejilerinin önemini artırmaktadır.
Yaşam beklentisinin artması, bireylerin yaşlılık dönemlerinde de sağlıklı kalma isteğini güçlendiriyor. Ancak yaşla birlikte bağışıklık sisteminin zayıflaması, kronik hastalıkların ortaya çıkması ve aşıların koruyucu etkisinin azalması gibi faktörler, bu hedefe ulaşmayı zorlaştırabiliyor. Bu nedenle, sadece çocukluk çağı aşılamalarına odaklanmak yerine, erişkin yaş gruplarında da aşılamanın yaygınlaştırılması, sağlıklı yaşamın sürdürülmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.
Türkiye EKMUD Erişkin Bağışıklama Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. İftihar Köksal, bu konuda önemli değerlendirmelerde bulundu. Köksal, aşıların sadece enfeksiyon hastalıklarına karşı koruma sağladığını, aynı zamanda kanser, kalp krizleri gibi ciddi hastalıklara karşı da koruyucu etki gösterdiğini vurguladı. Özellikle Hepatit B ve HPV aşılarının, karaciğer ve genital kanserlere karşı önemli bir savunma mekanizması oluşturduğunu belirtti. Bu durum, aşılamanın sadece bireysel sağlığı değil, toplumsal sağlığı da koruyucu bir strateji olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Ayrıca, iklim değişikliği gibi çevresel faktörlerin de bağışıklık sistemini olumsuz etkilediğini belirten Prof. Dr. Köksal, iklim değişikliği nedeniyle ortaya çıkan yeni taşıyıcı vektörlerin (sinekler, keneler vb.) artışının, mikroorganizma yayılımını kolaylaştırdığını ve toplum sağlığını tehdit ettiğini ifade etti. Bu nedenle, erişkin aşılamanın, bu potansiyel risklere karşı da önemli bir savunma hattı oluşturduğu belirtildi. Aşılamanın yaygınlaştırılması, sadece enfeksiyon riskini azaltmakla kalmayacak, aynı zamanda kanser gibi kronik hastalıklara karşı da önemli bir koruma sağlayacaktır. Bu durum, toplum sağlığı açısından uzun vadede büyük faydalar sağlayacaktır.”}p>