Mustafa Sarıgül, ailesine yüklenen ciddi suçlamalarla ilgili yasal süreci hızlandırmış durumda. Aylın Kotil, Ömer ve Emir Sarıgül gibi isimlerin de aralarında yer aldığı iddialarla ilgili olarak, Sarıgül ailesi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na resmi bir suç duyurusu başvurusunda bulunmuştur. Bu hamle, iddiaların asılsız olduğunu ve kendilerini hedef aldıklarını vurgulayan bir itiraf niteliğindedir.
Soruşturmanın odak noktası olan olay, uluslararası yatırımcı arayışları sırasında ortaya çıkan Sinan Çampınar ile yapılan anlaşmalar üzerine yoğunlaşmaktadır. Çampınar'ın, kamuoyuna yansıtılan görüntülerle ilgili olarak, söz konusu meblağların sadece birer sunum olduğunu ve yatırım projelerinin gerçekliğinin sorgulanmaya başladığını belirtmesi, olayın karmaşıklığını artırmıştır. Daha sonra, Çampınar'ın ortakları Marc Baeriswyl ve Kai Precat, benzer şekilde suç duyurusu yaparak iddialarını desteklemişlerdir.
Olayın merkezinde yer alan şirketlerin, sözleşmelerinin geçersiz olduğunu ve taraflar arasında herhangi bir hak veya alacak ilişkisi bulunmadığını kabul etmeleri, durumun daha da belirsizleşmesine neden olmuştur. Bu durumun ardından, Birleşik Krallık Noterler Birliği ve Almanya'daki ticaret sicili kayıtları, söz konusu kişilerin noterlik yapma veya şirket temsil etme yetkilerinin bulunmadığını resmi olarak doğrulamıştır. Bu bilgiler, iddiaların arkasındaki manipülasyonu daha da net bir şekilde ortaya koymaktadır.