Samsun'un Atakum ilçesinde, 82 yaşındaki Hakkı Albayrak, hayatının farklı dönemlerinde topladığı tohumlarla, adeta bir dünya harikası bahçe inşa etti. Bu eşsiz proje, sadece bitki çeşitliliğinin değil, aynı zamanda insan merakının ve azminin de bir kanıtı. Albayrak’ın bahçesinde, farklı kıtaların en nadir meyve ve sebzeleri, sıradan bir Türk bahçesinde görülmesi imkânsız çeşitler arasında yer alıyor. Bu olağanüstü dönüşüm, yerel halkın beklentilerini ve varsayımlarını da sarsmış durumda.
Albayrak, sera teknolojilerine ihtiyaç duymadan, doğanın kendi şartlarında, kendi ritmiyle ürün yetiştirmeye odaklanıyor. Çin fasulyesi, Kızılderili muzu (pawpaw), Hindistan ağaç kavunu, Meksika avokadosu, California fındığı, Japon elması, ağaç domatesi, siyah hurma, goji berry ve Frenk üzümü gibi çok sayıda bitkiyi, tohumlarını kendi elleriyle getirdiği 50’den fazla ülkeden başarıyla yetiştiriyor. Bahçenin en dikkat çekici unsurları arasında mor, siyah, kahverengi, turuncu ve sarı domatesler, mor patates ve siyah biber gibi farklı renk ve türlerdeki ürünler yer alıyor. Bu çeşitlilik, hem görsel bir şölen sunuyor hem de farklı lezzetlerin keşfedilmesine katkıda bulunuyor.
Albayrak’ın yetiştirme sürecinde karşılaştığı zorluklar da dikkat çekici. Özellikle iklim koşulları, bitkilerin hayatta kalması için sürekli bir mücadele anlamına geliyor. Avokado gibi hassas meyvelerin donmaya karşı savunmasızlığı, Albayrak’ın hasat verimini düşürmesine neden oldu. Ancak, bu zorluklar Albayrak’ın azmini daha da pekiştirdi. Deneme yanılma yoluyla, her bir bitkinin kendine özgü ihtiyaçlarını ve koşullarını anlamayı başardı. Bu süreçte, yerel halkın ‘burada mandalina, portakal yetişmez’ gibi önyargıları da yıkmayı başardı ve kendi yöntemleriyle bu meyveleri yetiştirdi.
Albayrak’ın bahçesi, sadece bitki çeşitliliğiyle değil, aynı zamanda organik tarım tutkusuyla da dikkat çekiyor. Organik tarım ürünlerine ilgi duyan tüketiciler, Albayrak’ın bahçesine akın ediyor. Bu durum, yerel ekonomiye de katkı sağlıyor. Albayrak, bahçesinde yetiştirdiği bitkilerin, deneme aşamasında 250’yi aşkın çeşidi kapsadığını ve bunlardan 200’ünün Samsun’da üretilmesinin mümkün olduğunu vurguluyor. Bu sıra dışı proje, Türkiye’nin tarım geleceğine dair yeni düşüncelerin ortaya çıkmasına ve farklı bakış açılarının benimsenmesine zemin hazırlıyor.