Manisa’nın Sarıgöl ilçesinin bağbozluğunda yaşanan tarifsiz bir sessizlik, yerini umutsuzluğa bırakıyor. Dindarlı Mahallesi’nde, üzüm ağaçlarının dallarında asılı kalan üzümler, artık sadece meyvenin değil, üreticinin geleceğinin de belirsizliğe sürüklendiğinin somut bir göstergesi. Şaraplık üzüm alımlarının tamamlandığı, bazı noktalarda fiyatların 4 liraya kadar gerilediği bu ortamda, üreticiler borç yükü altında ezilmekten kurtulamıyor.

Üzümlerini bağdan toplamaya çalışan Rasim Varol, üç römorkla taşınan ürünlerin alıcı bulmadığı için satılamadığını anlatırken, “Mazotun, gübrenin, ilaçların ve işçiliğin maliyetleri katlanarak arttı. Şimdi ödeyemeyeceğimiz borçlar altında kalıyoruz. Bağcılığın emek olduğunu düşünüyoruz ama bu emek, bir anda yok ediliyor” diyordu. Üreticilerin yüzünde, hem emeğin hem de geleceğin kayıp olduğunu gören bir ifade vardı. Bir başka üretici ise, “Üzümlerin dalındaki değer bile kalmadı. Kimse alım yapmak istemiyor. Ne olacak bu sene, biz de bilmiyoruz” diyerek, sistemdeki adaletsizliğe işaret ediyordu.

Sarıgöl’ün bağbozluğunda üretilen yaklaşık 120 ton üzüm, hiçbirini satılamadan bekletiliyordu. Şaraplık üzüm için fiyat belirlenmediği için, üreticiler borçlarını ödeyememe endişesiyle, umutlarını korumaya çalışıyordu. Kadın üreticilerden birisi, “Ben 5 kilo üzüm satacağım, bir ekmek alacağım. Ben evde yalnız değilim ki bir ekmekle geçineyim. Bizim suçumuz ne, günahımız ne?” diyerek, ekonomik zorlukların sadece bireysel değil, toplumsal bir sorun olduğunu vurguluyordu. Üzümlerin düşen fiyatları, ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamasını engelliyor, yaşamlarını tehdit ediyordu.

Sarıgöl Belediye Başkanı Tahsin Akdeniz, üreticilerin sorunlarını dinledikten sonra, şaraplık üzümde en az 15 lira, sofralık yaş üzümde ise 25-30 lira seviyesinde fiyat belirlenmesini talep etti. Akdeniz, üreticilerin borçlarının en az 4-5 yıl faizsiz ertelenmesini istedi. “Çiftçi, üzümcü üzümlerini artık yere kesiyor. Üç lira, dört liraya sumalık alım yapan firmalara vermek istemiyor. İşçiliğini kurtarmıyor. Ne olursunuz, şu rezillikten çiftçilerimizi kurtarın” sözleri, durumun ciddiyetini bir kez daha ortaya koyuyordu. Belediye Başkanı, aynı zamanda Tarım ve Orman Bakanı’nın yanı sıra Manisa milletvekillerine de acil müdahalede bulunmalarını talep etti. Üreticilerin, bağcılıkla geçinen emeklerinin karşılığını alamaması, hem ekonomik hem de sosyal açıdan büyük bir felakete dönüşüyor gibi görünüyordu.