Mersin'in Silifke ilçesi, nar hasadının başlamasıyla birlikte geleneksel bir lezzetin hamuru olmaya hazırlanıyor. Yörük kadınların elinden çıkaran, nar ekşisi üretimi, sadece bir ürün değil, aynı zamanda bölgenin kültürel mirasının bir parçası. Bu üretim süreci, doğallığın ve sabrın vücut bulmuş hali olarak, hem aile bütçesine katkı sağlıyor hem de sofralara eşsiz bir lezzet sunuyor.
Silifke’nin nar bahçelerinden toplanan narlar, modern teknolojinin imkanlarıyla işlenerek, geleneksel yöntemlerle dönüştürülüyor. İlk adımda narlar, tane ayırma makinelerinde kabuklarından ayrılırken, elde edilen nar suyu büyük kazanlarda, odun ateşinin sıcaklığıyla yavaşça kaynatılıyor. Bu süreçte, suyun yoğunluğu artırılır ve nar ekşisinin temel lezzeti ve aroması oluşuyor. 10 ila 13 saat süren bu sabır gerektiren kaynamış, sadece doğal ısı ile işlenmiş bir lezzet ortaya çıkıyor.
Yörük kadınların bu özel üretim süreci, israfı önleme ve ekonomik fırsat yaratma çabasıyla birleşiyor. Çatlamış nar ürünleri, geleneksel yöntemlerle değerlendirilerek, hem doğaya saygı gösteriliyor hem de ailelerin gelir seviyesi yükseltiliyor. Üretilen nar ekşisinin, 500 ile 600 lira arasında değişen fiyatlarla talep gördüğünün altının çizilmesi, bu ürünün değerinin ve emeğin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Nar ekşisi üreticisi Nazmi Söylemez, Silifke’nin narın en iyi bölgelerinden bir olduğunu vurgulayarak, “Silifke Göksu Deltası ve çevresindeki bahçelerde yetişen narlar, en modern teknolojilerle işlenerek, ardından odun ateşinde uzun saatler kaynatılıyor. Bu yöntemle elde edilen nar ekşisi, hem lezzeti hem de şifalı özellikleri ile öne çıkıyor.” dedi. Bu sayede, Silifke'nin gizli lezzeti, tüm dünyaya sunuluyor.”}”çıkartma