Bursa Mudanya'da yaşayan S.A. ve D.A. isimli 70 yaşındaki emekli çift, hayatlarının en karanlık saatlerini yaşadı. Yabancı kaynaklı bir dolandırıcılık çetesi, adını kullanarak telefon hatları ve banka hesapları açtıktan sonra, ‘terör örgütleri tarafından kullanıldığı’ yönünde sahte bir iddia ortaya sürdü. Bu manipülasyonla çifti korkutup, evlerinde arama yapma ve ziynet eşyalarını inceleme bahanesiyle manipüle etti. Bu yöntemle, çete ilk etapta 4 milyon 250 bin lira değerinde döviz ve mücevherleri ele geçirdi.
Ancak çete, bu ilk vurgunla da yetinmedi. Mağdurların kredi kartlarını kullanarak paravan şirketler aracılığıyla 7 milyon 600 bin lirayı daha harcamaya devam etti. Ardından, çiftin üzerine kayıtlı 7 gayrimenkulü, gerçek değerinin çok altında fiyata satarak, 3 ay içinde toplamda 100 milyon TL’lik büyük bir vurgun gerçekleştirdi. Bu süreçte, çiftin dijital varlıklarına da göz dikildi ve telefonlardaki tüm mesajlar, bankacılık işlemleri ve uygulamalar silerek, delil olarak kullanılabilecek her türlü izi ortadan kaldırıldı. Çift, dolandırıldığını anında fark ettiğinde, durum yetkililere bildirilerek soruşturma başlatıldı.
Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma, teknik takibin ardından 40 farklı güvenlik kamerasına ait 70 saatlik görüntülerin incelenmesine ve şüphelilerin kimliklerinin belirlenmesine yönelik kapsamlı bir operasyona dönüştü. Operasyon kapsamında Bursa, İstanbul, Mersin, Şanlıurfa, Rize, Artvin, Aydın, Konya ve Sarp Sınır Kapısı gibi bölgelerde eşzamanlı baskınlar düzenlendi. Bu baskınlarda 14 şüpheli gözaltına alındı ve ardından 6 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 5 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verilip, 3 şüpheli ise serbest bırakıldı. Soruşturma, olaya karıştığı belirlenen 3 şüphenin başka suçlardan dolayı cezaevinde olduğunu da ortaya koydu.
Şu anda, dolandırılan çiftin paralarını geri alamadığı öğrenildi. Soruşturmanın devam etmesi ve daha fazla mağdurun ortaya çıkması bekleniyor. Bu acı olay, yaşlı insanlara karşı çevreyi koruyarak yapılan dolandırıcılıkların ne kadar acı sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.