Ankara’da baro başkanlığına seçilen Elçin Özge Şimşek Çağlayan, yaşanan tutuklamalarla ilgili çarpıcı bir değerlendirme yaptı. Çağlayan, bakan Yusuf Tekin’e yönelik protesto eyleminde yer alan gençlerin tutuklanmasını, anayasal düzenlemelerin zedelenmesine ve insan onuruna saygı ilkesinin göz ardı edilmesine bir örnek olarak gördüğünü vurguladı. ‘Bu durum, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasına açık bir davettir,’ diyerek, Nevin ve Nehir’in derhal serbest bırakılması gerektiğini savundu. Çağlayan’ın bu açıklaması, hukukun üstünlüğüne dair endişeleri tırmandırırken, gençlerin geleceğine dair umutlarını koruma arayışının da sembolü haline geldi.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın da konuya dahil olması, meselelerin boyutunu daha da genişletti. Sendika, ‘Çocukların MESEM’de kabul edilemez koşullarda çalışmasının sürdüğü bir ortamda, bakanın istifası için eylemde bulunmanın haklı bir gerekçesi olduğunun altını çizdi.’ Bu yaklaşım, mevcut sistemin acil reform ihtiyacını işaret ederken, gençlerin taleplerinin sesinin duyulmasının önemini bir kez daha ortaya koydu. Sendikanın çağrısı, sadece Nevin ve Nehir’in serbest bırakılmasını değil, aynı zamanda eğitim sisteminde çocukların haklarının korunması için bir dönüm noktası olarak kabul edildi.
Galatasaray Üniversitesi’nde düzenlenen eylem, destek çağrılarını daha da yoğunlaştırdı. Öğrenciler, Nevin ve Nehir’e olan bağlılıklarını göstererek “Bize gelecek yoksa, sana huzur yok! Yusuf Tekin istifa!” yazılı pankartlarını taşıdı. Bu gösteri, sadece protesto eylemi değil, aynı zamanda gençlerin sesinin duyulması ve taleplerinin karşılanması için bir araç olarak kullanıldı. ‘Bize gelecek yoksa, sana huzur yok! Nehir ve Nevin derhal serbest bırakılsın!’ sloganı, gençlerin kararlılığını ve dayanışmasını gözler önüne serdi.