Yargı sisteminin mevcut hali, özgürlükler açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. İstanbul Barosu’nun yeniden seçilen başkanı Prof. Dr. Ümit Kocasakal, son açıklamalarıyla yargının mevcut durumunu ve anayasal düzenin geleceği hakkında önemli eleştirilerde bulundu. Kocasakal, hukuksuzluğun meşrulaştırılması ve insan hakları üzerindeki baskının arttığına dikkat çekerek, yargının mevcut yapısının özgürlükler için en büyük risk olduğunu vurguladı.

Başkan Kocasakal, hukukun üstünlüğünün zedelenmesi ve karar alma süreçlerinde şeffaflığın eksikliği üzerine endişelerini dile getirdi. Yargı kararlarının, görünürde hukuki bir gerekçe ile meşrulaştırıldığına işaret ederek, hakim kararlarının farklı kaynaklardan geldiği ve bunun da kontrolsüz bir süreç yarattığına dikkat çekti. ‘Gereği düşünüldü’ gibi ifadelerin, karar alma mekanizmalarındaki belirsizliği ve hesap verebilirliğin azalmasını gösterdiğini savundu. Bu durum, bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması açısından ciddi bir sorun teşkil ediyor.

Kocasakal, anayasal düzenin temel ilkelerini koruma konusundaki kararlılığını da dile getirdi. Meclisin yeni anayasa yapma yetkisine sahip olmadığını ve bu konuda herhangi bir dayanağı olmadığını vurguladı. Anayasanın 6. Maddesi’ndeki ‘Egemenlik kayıtsız şartsız meclisindir’ ilkesinin, meclisin millet iradesiyle temsil edildiğini gösterdiğini ve kurucu Meclis’in yeni bir anayasa yapma yetkisine sahip olmadığını belirtti. Anayasa değişikliklerinin, anayasanın temel ilkelerini değiştirecek şekilde yapılması gerektiğine dikkat çekti.