Tarım sektöründe bu yıl üretimin yüksek olması, beraberinde endişeli bir tablo ortaya koyuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2027 yılı bütçe teklifindeki değerlendirmeler, hedeflenen artışların gerçekleşememesinin nedenlerini ve sektörün genel durumunu daha net bir şekilde ortaya koyuyor. Büyükbaş hayvan sayısındaki beklentilerin altında kalma oranları, küçükbaş hayvanlar ve kanatlı hayvanlar için de benzer bir durumu işaret ediyor. Özellikle çiğ süt üretimi hedefini aşma konusundaki başarısızlık, kırmızı et üretimi hedefini de etkileme potansiyeli taşıyor.
Bütçe teklifine göre, 22 milyon 900 bin tonluk çiğ süt hedefi bu yıl sonunda 21 milyon 750 bin tonda kalma ihtimaliyle değerlendiriliyor. Kırmızı et üretimi için 2 milyon 387 bin tonluk hedef, yıl sonunda 2 milyon 73 bin ton civarında gerçekleşebilirken, gelecek yıl için 2 milyon 97 bin tonluk hedefin tutturulması ise büyük bir zorluk olarak karşımıza çıkıyor. Yağlı tohumlu bitkilerin üretiminde ise 4.75 milyon tonluk beklenti, 3.66 milyon tonla sınırlı kalacak. Bu durum, sektörde genel bir gerileme ve üreticilerin gelirlerinin düşmesine neden oluyor.
Sektördeki bu olumsuz tablo, üreticilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıları da gözler önüne seriyor. Yakıt, ilaç, gübre gibi tarımsal girdi maliyetlerindeki artışlar, üreticilerin maliyetlerini artırırken, ürünlerin alım fiyatlarında yaşanan düşüşler ise bu maliyetleri dengelemekte yetersiz kalıyor. Örneğin, Niğde’de elma üreticisi, don ve ürün alamama sorunları nedeniyle borçlu hale gelirken, zeytin ve üzüm gibi önemli ürünlerde de fiyatlar düşüşe geçerek üreticilerin zararına satış yapmalarına neden oluyor. Zeytin fiyatları kilogram başına 25-30 TL’yi aşarken, Manisa’da 50 liraya kadar düşmüş durumda. Yeşil mercimeğin fiyatı ise 45 liradan 20-25 liraya gerilemiş, kuru üzüm serbest piyasada 50-70 TL’ye kadar gerilemiş.
Bu durum, tarımsal girdi fiyatlarındaki aşırı artışlarla birleşince üreticiler için ciddi bir yük oluşturuyor. Son bir yılda enerji, gübre, ilaç, yem ve tohum fiyatlarındaki artışlar, üreticilerin maliyetlerini önemli ölçüde artırmış durumda. Bu artışlar, üreticilerin karlılığını düşürürken, alım fiyatlarındaki düşüşler de bu karlılığı daha da olumsuz etkiliyor. Tarım sektöründe yaşanan bu karmaşık durum, hükümetin üreticilere yönelik destek mekanizmalarını güçlendirme ve alım fiyatlarını iyileştirme konusunda daha somut adımlar atması gerektiğini gösteriyor.