İstanbul’un siyasi arenasında yaşanan karmaşık süreç, 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden İnan Güney’in iddianame karşısında verdiği savunmayla yeni bir boyut kazandı. Beyoğlu Belediye Başkanı, 59 tutuklu ve 414 sanığın yargılandığı davada, iddialara karşı güçlü bir direnç sergiledi.

Duruşmanın 61. oturumunda ifade veren Güney, kendisine yöneltilen ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme’ ve ‘kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’ suçlamalarını reddetti. Savunmasında, iddianamede yer alan şüpheli unsurların somutlaştırılmadığını, adil yargılanma hakkının kısıtlandığını ve kanıtlanmamış iddialarla yargılanmak zorunda kaldığını vurguladı. Güney, örgütten yardım etme suçunun oluşması için, sadece belirli kişilerle iletişim kurmak veya aynı çevrede bulunmanın yeterli olmadığını, örgütten somut bir yardım eylemi yapıldığının kanıtlanması gerektiğini savundu.

İddianamede, 3K şirketinin gizli ortağı olmak, İBB ihalelerine sözde hileli yöntemlerle yardım etmek ve bu sayede elde edilen kazançları ‘suç örgütüne yardım etmek’ gibi iddialara karşı Güney, dosyada herhangi bir cevapsız soru ve somut delil olmadığını, sadece varsayımsal bir yapının hukuki dayanağının olmadığına dikkat çekti. İBB ihale süreçlerinde, reklam panolarının kamu hizmetleri için kullanıldığını ve herhangi bir kiralama veya ecrimisil sözleşmesinin yapılmadığını belirterek, bu durumun iddialarla çeliştiğini ifade etti.

Savunmasının son aşamasında, Güney, kendisine yöneltilen üç ana iddiayı (3K şirketinin gizli ortağı olmak, İBB ihalelerine yardım etmek ve 3K’nın kazançlarını ‘suç örgütüne yardım etmek’) ayrı ayrı ele aldı. Zaman ve yer bilgisiyle somutlaştırılmamış, güvenilir delillerle desteklenmeyen bir dosya üzerinde yargılanmak zorunda kaldığını belirterek, tahliye ve beraat talebinde bulundu. Duruşmanın 6 Temmuz Pazartesi’ye ertelenmesi, dosyada hala çözülmeyi bekleyen önemli eksikliklerin işaretidir.