Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, uluslararası arenadaki stratejik konumunu ve ABD ile olan karmaşık ilişkilerini yeniden şekillendirirken önemli açıklamalar yaptı. Kanalizasyon çalışmalarının ardından gerçekleşen bu görüşme, bölgesel istikrar ve Türkiye’nin küresel rolü bağlamında kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Fidan, ilk olarak NATO zirvesindeki gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulunarak, liderler arasındaki denklemin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın davetiyle ABD Başkanı Trump’ın katılımı sayesinde stratejik bir boyut kazandığını vurguladı. Bu durum, Türkiye’nin uluslararası platformdaki etkinliğinin ve bölgesel etkisinin yeniden değerlendiğini gösteriyor. Özellikle, Obama dönemindeki Suriye politikalarındaki değişim, Türkiye’nin güvenlik kaygılarının temelini oluştururken, Trump’ın iktidarında bu durumun resmen terk edilmesi, iki ülke arasındaki büyük bir gerilimin ortadan kalkmasına katkıda bulundu.
Bakan Fidan, ABD ile olan ilişkilerde uzun yıllar boyunca yaşanan inişli çıkışları, ticaret, ekonomik işbirliği, kültürel etkileşim ve teknolojik gelişmeler gibi alanlarda kaydedilen ilerlemelerle birlikte ele aldı. Ancak, özellikle jeopolitik konularda yaşanan anlaşmazlıklar, Türkiye’nin milli güvenliğine dair endişelerini tetikledi. YPG’nin desteklenmesi süreci, Türkiye’nin güvenlik algısı ile çelişiyordu ve bu durum, Trump’ın iktidarında ortadan kaldırılmasıyla iki ülke arasındaki ilişkilere yeni bir dinamik kazandı.
CAATSA yaptırımları, uzun süredir Türkiye’nin ABD ile olan ilişkilerindeki en büyük engeldi. Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump’ın bu yaptırımların kaldırılması yönünde güçlü bir iradeyi vurgulayarak, sürecin hız kazandığını ve yakın bir zamanda sonuç alınabileceğini ifade etti. Yaptırımların çoğunun ‘idari’ nitelikte olduğunu ve bu konuda atılan adımların kamuoyuna duyurulacağını belirterek, süreçteki olası engellerin aşılacağına olan inancını dile getirdi. Özellikle, F-35 satış yasağının da bu yaptırımlarla birlikte kaldırılacağını öngörerek, Türkiye’nin askeri modernizasyon hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayacağını savundu. Ayrıca, Milli Muharip Uçak KAAN için ABD’den talep edilen jet motorlarının satışı konusundaki çalışmaların da devam ettiğini belirterek, bu alandaki işbirliğinin önemini vurguladı. Bu durum, Türkiye’nin savunma sanayii kapasitesinin güçlenmesine ve bağımsızlığının artmasına katkı sağlayacak önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.