Suriye eğitim sisteminde yaşanan bu önemli dönüşüm, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan müfredat güncellemesiyle şekillenmektedir. Yeni müfredat, özellikle Osmanlı Devleti'nin Suriye üzerindeki etkisini ve Arap İsyanı’nın gelişimini farklı bir perspektiften ele almaktadır. Bu yeniden yapılandırma, geçmişteki anlatıların yeniden değerlendirilmesi ve yeni ideolojik çerçevelere oturtulması üzerine yoğunlaşmıştır.
Eski ders kitaplarında hakim olan, Osmanlı işgali ve Türk zulmü gibi ifadeler tamamen ortadan kaldırılmış, yerlerine daha farklı bir tarih anlatımı getirilmiştir. Şerif Hüseyin'in isyanı artık 'Hüseyin bin Ali’nin İsyan Hareketi' olarak tanımlanmakta, isyanın temel amacı ‘Osmanlı Devleti’nden toprakları ayırmak’ olarak vurgulanmaktadır. Bu yaklaşım, İngiliz-Fransız etkisinin de müfredata dahil edilerek, İngiltere ve Fransa’nın Şerif Hüseyin ile Osmanlı topraklarını paylaşma planlarının detaylı bir şekilde incelenmesini sağlamaktadır.
Müfredattaki değişiklikler, sadece tarihsel olayların anlatımında değil, aynı zamanda ideolojik değerlerin de yeniden şekillenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. ‘Arap milliyetçiliği’ kavramı yerine ‘İslam medeniyetiyle gurur duyma’ vurgusu yapılmış, ‘kanuna saygılı bireyler’ hedefi ‘İslam şeriatına saygılı bireyler’ ile değiştirilmiştir. Bu durum, eğitim sisteminin, dini ve kültürel değerlere daha fazla odaklanarak, farklı bir ideolojik kimlik inşa etmeye çalıştığını göstermektedir.
Son olarak, müfredatın yeniden düzenlenmesi sırasında bazı coğrafi ve tarihi figürlerin de yerini değiştirdiği görülmektedir. İskenderun ve Ahvaz gibi yer isimleri, yeni müfredatta yerini sadece Filistin’e bırakmış, Suriye haritasında yer alan İskenderun’un da müfredattan çıkarılması dikkat çekmektedir. Bu stratejik değişiklikler, Suriye’deki tarih anlatımının, günümüzdeki politik ve ideolojik hedeflere uygun hale getirilmeye çalışıldığını açıkça ortaya koymaktadır.