Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, güncel siyasi ve ekonomik gelişmeleri değerlendirdiği Kabine Toplantısı'nın ardından önemli açıklamalar yaptı. Kanada ile kurulan yeni stratejik ortaklığa ve Libya Millî Mutabakat Hükümeti ile imzalanan deniz yetki alanı anlaşmasına odaklanan Erdoğan, uluslararası arenadaki Türkiye'nin rolü ve hedefleri hakkında önemli ipuçları verdi.
Kanada ziyareti, Türkiye'nin dış politikasında yeni bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Bu ziyaret, sadece diplomatik ilişkilerin güçlendirilmesini değil, aynı zamanda savunma, hava taşımacılığı ve enerji alanlarında iş birliğinin de artırılmasına zemin hazırladı. Üç yeni anlaşma imzalanmasıyla, iki ülke arasındaki ticari ve yatırım potansiyelinin önemli ölçüde artırılması hedefleniyor. Başlangıçta 3 milyar dolar civarında olan ticaret hacminin, orta vadede 5 milyar dolara ve uzun vadede 10 milyar dolara yükseltilmesi planlanıyor.
Libya mutabakatı ise, Türkiye ve Libya arasındaki stratejik iş birliğinin en somut örneği olarak öne çıkıyor. 27 Kasım 2019'da imzalanan ve Doğu Akdeniz'deki hakların garanti altına alındığı anlaşma, Libya Temsilciler Meclisi'nin oy birliğiyle onaylandı. Bu onay, ‘tek Libya, tek devlet’ ilkesinin mutabakatın özünde yer alması ve Libya'daki siyasi farklılıkların ötesinde milli çıkarların ön planda tutulması gerektiği vurgusunu pekiştirdi. Bu yaklaşım, Libya'nın istikrarı ve güvenliği için kritik bir rol oynuyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya'daki gelişmeleri ve Avrupa Birliği'nin bu konudaki tutumunu değerlendirirken, Avrupa'nın standartlarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savundu. Türkiye, bölgesel istikrar ve güvenliğin sağlanması için uluslararası iş birliğine ve ortak çözümlere katkıda bulunmaya devam edecek, ancak farklı siyasi yaklaşımların ve gerekçelerin artık eleştirel bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Huzur, refah ve güvenliğe ulaşmanın yolunun, coğrafyamızın tamamında ihtilafların azaltılması ve ittifakların güçlendirilmesiyle mümkün olacağını ifade etti.