Kadıköy Lisesi'nde yaşanan olaylar, gençlerin ifade özgürlüğü ve siyasi katılım hakları açısından önemli bir tartışma yaratırken, tutuklu öğrenci Nehir Dizdar'ın annesi Zübeyde Duran, SÖZCÜ TV’de yaşananları ilk kez kamuoyuyla paylaştı. Annesinin ifadesi, sürecin perde arkasını aydınlatırken, gençlerin gözaltına alınmasına ilişkin şok ve üzüntüyü de gözler önüne serdi.

Olayın gece yarısı, Hebeliada’da otururken, güvenlik güçlerinin ani baskınla gelmesiyle başlayan süreç, Zübeyde Duran için tarifsiz bir travma oldu. Altı kişinin merdivenlere sıralanarak müdürünü almak üzere geldikleri, kızının vicdanlı ve kötü olmadığına inandığı bu olay, annesine büyük bir öfke ve üzüntü yaşattı. Duran, yaşananların, kızının bir yanlışlıktan dolayı alınmış olmasının kuşkusuz büyük bir öfke, üzüntü ve yaraya eş değer olduğunu vurguladı. Gözaltı sırasında yaşananların, özel olarak gelmiş olmaları nedeniyle daha da acı verici olduğunu dile getirdi.

Avukat Uğurcan Demirci, tutuklu öğrencilerin geçici koğuştarda tutulduğu şartları anlattı. Koğuşların geçici olması, görüşlerin engellenmesi ve ailelerin dışarıda beklemek zorunda kalması, sürecin aciliyetini ve karmaşıklığını daha da artırdı. Avukat Demirci, görüşmelerin, ailelerin ve avukatların koğuşları belirlenmesini beklemeleriyle geçirdiği zamanı ve sonunda gerçekleşen görüşme ve görüşememe durumunu açıklayarak, iletişim ve destek gereğinin aranıldığını belirtmişti. Duran’ın ifadesi ile birleştiğinde, süreçte çatışan koşullar ve ailelerin yaptığı çabalar daha net bir şekilde anlaşılır hale geldi.

Sözcü TV’deki programda ayrıca, Nehir ve Nevin’in, bakan Yusuf Tekin’in politikalarına yönelik eleştirilerini dile getiren bir pankart asması nedeniyle gözaltına alınması ve ardından başlayan süreç de tartışma yarattı. Duran, bakanın sorumluluğunu hatırlatmak, gençlerin geleceğinin olmadığı bir ülkede gençlerin geleceksiz hissettiği bir ülkede, bu durumun sorumlusunun kendi olduğunu fark edip huzurunun olmaması gerektiğini hatırlatmak ve bunu bir pankartla bir liseye gece vakti asmak pankartta çok da kalamamıştır. Olayın, sistemli bir baskı ve sindirme çabası olarak değerlendirildiğini vurguladı. Suç Ceza Mahkemesi’nin, delillerin henüz tamamen toparlanmamış olması ve kaçma şüphesi gözetilerek tutuklama kararı alması, gençlerin vicdanlı olduğunu ve yanlış bir şey yapmadıklarının bilincinde olduğunu dile getirdi. Ancak, bu kararın sistemli bir baskı ve sindirme çabası olduğunu savundu.

Duran’ın ifadesi, sadece bir gözdağı olmayan, siyasi sorumlulukların ve vicdani sorumlulukların tamamen reddedilmesi üzerine bir sistem ve buna karşı duran insanları da tutuklamalarla, gözaltılarla, mahkumiyetlerle bastırmaya çalışıldığını ifade etti. Gençlerin hakkını arama çabalarının, sistemde uyanmış bir sertifikasyon ve direniş olduğunu dile getirdi. Zübeyde Duran’ın ifadesi, Nehir ve Nevin’in tutukluluk sürecinin sadece bir hukuki olay olmadığını, daha derin siyasi ve sosyal anlamlara sahip bir durum olduğunu ve bu durumda ailelerin ve toplumun rolünün önemini gözler önüne serdi.”}צ