Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) staj yapan genç öğrencilere yönelik cinsel taciz iddiaları, uzun süren bir yargılama sürecinin ardından nihai sonuçlandı. 2024-2025 eğitim öğretim döneminde Meclis'te stajını yapan bir öğrencinin Meclis lokantasında çalışan bir çalışanın kendisine tacizde bulunduğunu iddia etmesiyle başlayan süreç, adli makamların detaylı incelemesiyle sonuçlanmıştı. Bu iddiaya istinaden başlatılan soruşturma, gençlerin yaşadığı mağduriyetleri ortaya çıkarmış ve TBMM'nin güvenliğini koruma sorumluluğunu da tartışma altına almıştı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturma sonucunda, 4 genç stajyerin, Meclis lokantasında görevli Halil İ.G., Durmuş U., İbrahim B. ve Ramazan Ç. tarafından tacize uğradığına dair şikayetleri üzerine dava TBMM 57'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Mahkemede sanıkların savunmaları ve şikayetçilerin ifadeleri, adli sürecin en önemli aşamalarını oluştururken, hakimin kararı, karmaşık olay örgüsünü ortaya koydu. Sanıkların suçlamaları reddetmeleri ve beraatlerini talep etmeleri, mahkeme heyetinin delilleri dikkatle değerlendirmesiyle sonuçlandı.

Mahkeme heyeti, duruşma sonunda sanıklardan Durmuş U.'ya, şikayetçi S.'ye yönelik ‘Çocuğa karşı cinsel taciz’ suçundan 2 yıl 4 ay 3 gün, aynı şikayetçiye yönelik ‘Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı’ suçundan ise 5 yıl olmak üzere toplam 7 yıl 4 ay 3 gün hapis cezası verdi. Sanık Recep S.'ye, şikayetçi S.'ye yönelik ‘Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Sanık İbrahim B., şikayetçi S.'ye yönelik ‘Çocuğa karşı cinsel taciz’ suçundan 2 yıl 3 ay hapis cezasıyla sonuçlandı. Sanık Halil İ.G. ise, şikayetçi D.'ye yönelik ‘Çocuğa karşı cinsel taciz’ suçundan 2 yıl 4 ay 3 gün hapis cezası verilmesine rağmen, suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle ‘Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı’ suçundan beraat etti.

Mahkeme, diğer sanıklardan Ramazan Ç.'ye ise, şikayetçi A.’ya yönelik ‘Çocuğa karşı cinsel taciz’ suçlamasında üzerine atılı suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi. Bu kararlar, TBMM'deki benzer olayların önlenmesi ve stajyer öğrencilerin güvenliğinin sağlanması açısından önemli bir kilometre taşı olarak değerlendirilebilir. Davanın sonuçları, adli süreçlerin ve hukukun üstünlüğünün gereğinin somut bir örneği olarak da yerini aldı.