İzmir’in kalbinde uzun yıllardır çözülmeyi bekleyen bir karmaşa, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından başlatılan bir ihale ile yeni bir boyut kazandı. 75 milyon dolar muhammen bedelle açık artırmaya çıkarılan Ege Dünya Ticaret Merkezi arazisi, şehrin hafızasında ‘Basmane Çukuru’ olarak yer edinmiş ve bu süreç, şehrin geleceğiyle ilgili önemli soruları da beraberinde getiriyor. İhale, kapalı zarf ve açık artırma usulüne göre gerçekleştirilecek olup, katılmak isteyenlerin 7,5 milyon dolar teminat yatırması ve tekliflerini 1 Aralık’a kadar sunması gerekiyor. Yeni planlama, şehrin siluetine oturtulacak ofis blokları, ticari alanlar ve Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir hizmet binasını barındıracak şekilde şekilleniyor.
İşin ilginç yanı, arazinin %30’una sahip olan Büyükşehir Belediyesi ile TMSF arasında imzalanan protokolün detaylarında bulunuyor. İhaleyi alan şirket, 84 metre yüksekliğinde ve en fazla 22 katlı yapı inşa etmekle yükümlü olacak. Ancak, binanın tapusu doğrudan Büyükşehir Belediyesi’ne tescil edilecek. Bu durum, arazinin uzun yıllardır kamuya ait olduğu ve şehrin geleceği için en uygun şekilde kullanılması gerektiği yönündeki tartışmaları daha da derinleştirmektedir. Bu protokolün, şehrin uzun vadeli planlamasıyla uyumlu olup olmadığını sorgulamak gerekiyor.
İhale kararı sonrası, Kültürpark Platformu, süreci “kent suçu” olarak nitelendirerek tepkisini dile getirdi. Platform, özellikle AKP’ye geçen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın ve belediye meclis üyelerinin eylemlerini eleştirerek, sürecin şeffaf olmadığını ve kamuoyunun bilgileri yeterince paylaşılmadan sürdürüldüğünü savundu. Uzlaşma metninin detaylarının gizlenmesi, sürecin meşruiyetini sorgulamaya yol açarken, arazinin halkın mülkiyetinden alınarak ranta dönüştürülmesini kabul edilemez olarak değerlendirildi. Platform, bu durumun, şehrin geleceği ve halkın iradesi için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.