Batı Şeria'nın El Halil kentinde, İsrail ordusunun sürdürdüğü şiddetli askeri operasyon, yerinden etme uygulamalarıyla dikkat çekiyor. Dördüncü gününe giren kuşatma, bölgede yaşayan milyonlarca kişiyi olumsuz etkileyerek, insan hakları ihlallerine dair endişeleri artırmaktadır. Operasyonun başlangıç noktası, 23 Ekim'de bir İsrail kontrol noktasında meydana gelen silahlı saldırı olmuş, bu saldırıda 2 İsrail askeri hayatını kaybetmiş ve 3'ü yaralanmıştır. Saldırının karşılığında ise 2 Filistinli, İsrail ordusu tarafından etkizilmiş ve operasyonun kapsamı genişlemiştir.
İsrail ordusu, Ferş el-Heva, Cebel Kerbac ve Celde bölgelerinde yoğunlaşmış, askeri takviyeler ve kapatmalarla operasyonu sürdürmüştür. Kentsel alanlara zırhlı araçlarla baskınlar düzenlenmiş, kontrol noktaları kurularak Filistinlilerin hareket özgürlüğü kısıtlanmıştır. Bu durum, kent genelinde yaklaşık 1 milyon kişinin yaşamını olumsuz etkilemiş, halk arasında derin bir endişe ve korku yaratmıştır. Özellikle, Filistinlilerin evlerinden zorla tahliyesi, uluslararası toplum tarafından kınanmasına neden olmuştur.
Operasyonun ilerleyen aşamalarında, İsrail ordusu Cebel er-Rahme bölgesindeki bir caddeyi Filistinliler ile Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler arasında bölerek, bölge sakinlerinin hareket ve ulaşımını kısıtlamıştır. Bu tür önlemler, yerinden etme politikalarının bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca, İsrail askerleri tarafından 70'den fazla Filistinli gözaltına alınmış, ulaşım sistemleri 128 demir kapı ve 120 kontrol noktası ile tamamen kesintiye uğratılmıştır. Bu durum, günlük yaşamı ciddi şekilde aksatmış ve sivillerin temel ihtiyaçlarını karşılamasını zorlaştırmıştır.
Bu gelişmelerin ardından, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, operasyonun Hamas'ın altyapısını ortadan kaldırana kadar sürebileceğini duyurmuştur. Ayrıca, Başbakan Binyamin Netanyahu, işgal altındaki Batı Şeria'da 1967'den beri görülmemiş ölçekte bir askeri operasyon düzenleme tehdidinde bulunmuş, bu da bölgedeki gerilimi daha da yükseltmiştir. El Halil'deki olaylar, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıların başlamasından bu yana işgal altındaki Batı Şeria'da yaşanan şiddet ve baskının bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir.