Yunanistan'da, Libya ile Türkiye arasında imzalanan deniz yetki alanı anlaşmasının Temsilciler Meclisi tarafından onaylanması, Atina'da beklenmedik bir siyasi şok yaratmış durumda. Kathimerini gazetesine konuşan hükümet kaynakları, bu onayın, iktidardaki Yeni Demokrasi Partisi'ni oldukça rahatsız ettiğini belirtiyor. Özellikle, anlaşmanın onaylanması sonrası ortaya çıkan tepkiler, parti içindeki farklı görüşlerin ve stratejilerin bir kez daha yüzeye taşınmasına neden oldu.
Hükümetin içindeki bazı isimler, bu durumu ‘siyasi bir darbe’ olarak değerlendirirken, diğerleri daha sakin bir yaklaşım sergiliyor. Bu durum, parti içindeki liderler arasında gerilim yaratmış ve hükümetin dış politikadaki başarısızlığını vurgulayan yorumlara zemin hazırlamış. Özellikle, anlaşmanın onaylanması sonrası ortaya çıkan ‘hapı yuttuk’ şeklindeki ifadeler, parti içindeki bazı figürler tarafından ‘yetersiz bir tepki’ olarak nitelenmiş durumda. Başbakanlık, bu tür ifadelerin daha dikkatli bir şekilde değerlendirilmesini talep ediyor.
Bu gelişmeler, Yunanistan'ın Libya politikası konusundaki belirsizliğin de bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. 2019 yılında imzalanan ve Türkiye ile Libya arasında deniz yetki alanlarının belirlenmesine yönelik mutabakat muhtırası, Atina'da büyük bir tepkiye yol açmıştı. Temsilciler Meclisi'nin bu anlaşmayı onaylaması, hükümetin dış politika stratejisi konusunda bir uyumsuzluğun varlığını işaret ediyor. Yunan muhalefeti ise bu gelişmeyi, iktidarın Libya politikadaki başarısızlığını bir kez daha kanıtlayan bir olay olarak değerlendiriyor.
Ancak, bu durumun sadece siyasi bir tepki olmadığını, aynı zamanda Yunanistan ve Türkiye arasındaki karmaşık ilişkilerin bir parçası olduğunu da belirtmek gerekiyor. Deniz sınırları konusundaki anlaşmazlıklar, bölgedeki enerji kaynakları ve siyasi dengeler açısından önemli bir rol oynuyor. Bu nedenle, Atina'daki tepkiler, sadece bir parti içindeki gerilimin ötesine geçerek, bölgedeki daha geniş stratejik rekabetin bir yansıması olarak da değerlendirilmelidir.