Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) gelecekteki politikaları, uluslararası bir ekonomik kuruluşun dikkat çekici tahminleriyle şekilleniyor. Capital Economics, ülkenin finansal yönetimindeki etkinliğine dair kapsamlı bir analiz sunarak, TCMB'nin 2027 yılına kadar toplam 850 baz puanlık bir faiz indirimi uygulamasının beklendiğini duyurdu. Bu yaklaşım, enflasyonla mücadelede önemli bir başarıya işaret edebilir.

Uzmanlar, TCMB'nin ilk adımını, bir hafta vadeli repo faizini 100 baz puan düşürerek %36'ya indirmesiyle onayladıklarını belirtiyor. Bu hamle, aynı zamanda fonlama maliyetinde önemli bir azalma sağlayarak, faiz politikasındaki gevşemeye geçişin bir işareti olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, ağustos ayında ihalelere yeniden başlanmasıyla oluşan 300 bazlik düşüş, piyasalarda faiz indirimi beklentisini güçlendiriyor.

Ekonomik göstergeler de bu beklentiyi destekliyor. Eylül ayında yıllık enflasyonun %29,7'ye gerilemesi, 2021 sonlarından beri ilk kez %30'un altına inmesiyle piyasalarda olumlu bir hava yaratıyor. Pandemi sonrası dönemde aylık enflasyon oranlarının da düşüş trendine girmesi, TCMB'nin enflasyonla mücadele stratejisinin etkili olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, enflasyonun 2027'ye doğru yaklaşık %20'ye gerilemesini öngörüyor ve bu durumun faiz indirimlerinin devamı için uygun bir ortam oluşturacağını düşünüyor.

Capital Economics, bu senaryoda TCMB'nin faiz oranlarını aralık ayında 100 baz puan daha düşürerek %35'e, 2027 sonuna kadar ise %27,50'ye indirmesini bekliyor. Ancak, uzmanlar, reel faizlerin bu seviyelerde bile pozitif kalabileceği ve enflasyondaki olası yükselişlerin veya Türk lirası üzerindeki baskının faiz indirim sürecini yavaşlatabileceği konusunda uyarıyor. Bu nedenle, TCMB'nin enflasyon kontrolüne stratejik bir yaklaşım sergilemesi ve piyasaları yönlendiren faktörleri dikkatle değerlendirmesi gerekiyor.