Yurt içindeki ekonomik dengesizlikler, ailelerin yaşam standartlarını derinden etkilemeye devam ediyor. Manisa’dan yükselen sesler, bu durumun en acı bir örneğini somut verilerle ortaya koyuyor. YENİ Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, günümüz koşullarında bir bebeğin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmenin ne kadar zorlu olduğunu çarpıcı rakamlarla gözler önüne serdi.

Başevirgen’in açıklamaları, özellikle dar gelirli ailelerin karşılaştığı zorlukları ve hükümetin bu sorunlara yönelik yaklaşımını sorgulamaya davet ediyor. Bir bebeğin aylık bez ve devam sütü giderinin, günümüzdeki asgari ücretin önemli bir bölümünü oluşturması, bu durumun ciddiyetini bir kez daha ortaya koyuyor. Verilere göre, bir adet bebek bezi ortalama 4,96 liradan satılıyor. Günde ortalama 6 adet bez kullanan bir bebeğin aylık ihtiyacı 180 adede ulaşıyor ve sadece bebek bezi için yapılacak harcama yaklaşık 893 lirayı buluyor. Ek olarak, 800 gramlık bir devam sütü yaklaşık 900 liradan satılıyorken, düzenli devam sütü kullanan 7-9 aylık bir bebek için aylık ihtiyaç 3 kilo 780 gramı buluyor ve bu da yaklaşık 4 bin 253 lirayı geçiyor. Bu iki temel ihtiyaç için yapılacak toplam harcama 5 bin 146 lirayı aşarak, asgari ücretin yaklaşık 5,5 gününün tamamını oluşturuyor.

Bu rakamlar, sadece bir bebeğin temel ihtiyaçlarını karşılamak için harcanan parayı gösteriyor. Kira, faturalar, gıda ve diğer temel harcamalar da hesaba katılmadığında, ailelerin geçim mücadelesi ne kadar zorlu hale geldiği daha da belirginleşiyor. Başevirgen, bu durumun, özellikle gençlerin yuva kurmasını ve çocuk sahibi olmasını engellediğini vurgulayarak, “AKP iktidarı, bu yaşam koşullarıyla gençleri yuva kuramaz, yuva kuranları çocuk sahibi olamaz hale getirdi” dedi. Ekonomik sıkıntılar nedeniyle çocuk sahibi olma imkanını kısıtlanan ailelerin, geleceğe dair umutlarını yitirdiğini ifade etti.

Konuşmasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gençlere yönelik “çocuk yapın” çağrısının da yerini aldığına dikkat çekildi. Başevirgen, bu çağrının gerçeklikle bağdaşmadığını ve mevcut ekonomik koşulların ailelerin en temel ihtiyaçlarını karşılamasını imkansız hale getirdiğini vurguladı. Bu çağrının, ailelerin yaşam koşullarını göz ardı eden, yüzeysel bir çözüm önerisi olduğunu belirterek, hükümetin bu sorunlara yönelik somut adımlar atmasını talep etti. Başevirgen, bu tür çağrıların, toplumun gerçek ihtiyaçlarına cevap vermesi gerektiğini ve devletin, vatandaşlarının yaşam standartlarını yükseltmek için daha kapsamlı politikalar geliştirmesi gerektiğini vurguladı.