İran, tıbbi malzeme tedarikindeki kısıtlamaların acı sonuçlarını yaşayan epidermolizis bülloza (EB) hastaları için sıra dışı bir stratejiye girişti. ‘House of EB’ isimli sivil toplum kuruluşu tarafından yürütülen hukuki mücadeleler sonucunda, İran mahkemeleri ABD yaptırımlarının hastalar üzerindeki etkilerini göz önünde bulundurarak, ABD bağlantılı bir petrol tankerine el koydu. Bu eylem, İran İslam Cumhuriyeti’nin kuruluş tarihinden bu yana ilk kez, bir ülkenin yaptırım uygulayan bir devletin varlıklarına doğrudan müdahale ederek tazminat tahsil etmeye çalışması anlamına geliyor.

Golpayegani'nin açıklamasına göre, el konulan petrolün satışı sonucunda elde edilen gelir, doğrudan EB hastalara yönelik tıbbi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kullanılacak. Bu durum, sadece hastalar için değil, aynı zamanda İran’ın uluslararası arenadaki konumunu ve yaptırımlara karşı direniş kapasitesini gösteren önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Bu süreçte, ABD’nin yaptırım politikasının, insan haklarına ve tıbbi yardıma erişim hakkına nasıl bir engel oluşturduğu sorgulanıyor.

ABD'nin uyguladığı ekonomik yaptırımları, kelebek hastalığı olan hastaların tedavi süreçlerinde kullanılan özel yara örtüleri ve diğer tıbbi malzemelerin İran’a ulaşmasını ciddi şekilde engellemiş durumda. EB Evi, bu durumun hastaların yaşam kalitesini düşürdüğünü ve acil tıbbi ihtiyaçların karşılanamaması nedeniyle ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını vurguluyor. Hastaların cildinin son derece hassas yapısı, en ufak sürtünmelerde bile yara oluşmasına neden olurken, bu yaraların korunması ve enfeksiyon riskinin azaltılması için özel tıbbi yara örtülerine ihtiyaç duyulmaktadır.

Bu gelişme, Temmuz 2024'te verilen milyarlarca dolarlık tazminat kararı ile birleştiğinde, ABD’nin yaptırım politikalarının insan hakları üzerindeki etkilerine dair önemli bir tartışma başlatıyor. Eylül 2026’da yapılan hukuki değerlendirmelerde, İran’ın bu petrol yükünü satarak mahkeme kararını uygulamaya koymasının, uluslararası hukuk açısından tartışmalı olduğu belirtiliyor. Ancak, İran'ın bu cesur hamlesi, sadece hastalar için değil, aynı zamanda uluslararası toplumdaki diğer ülkelerin de yaptırımlara karşı direniş stratejilerini yeniden değerlendirmesi için bir fırsat sunuyor.”} att:eyJ0eXBlIjoidCB9LCJidWxrY2hlcyI6ImVzLTM0NTk4MyIsImV4cGlyIjoiUm91cm50b3JzIiwic2NvcGVufV9sb2dpSyI6Impfc3lzIiwic2NvcGVufV9zcGxldmlldyI6IjEiLCJkb2xlIjoiY29uZXp6aW5nIiwic2NvcGVufV9zb3VyY2VzIjoiIldpbmQmc2VjdGlvbnMtc3RhcnRpdG1wbGlzIikgc3VzZXJzIjogIjE1MjkzNjczMTAwMDAiLCJ1c2UxNjEwIjogMTAwMTU1ODk3MTk3MTk0MDk4NSwicm9sYXNzT2JqZWN0IjoiQ291bnQtdXAsIFdvcmxkIGxhdyBwZW9wbGVzLiBwZXJmb3JtLiBtb25kaXRpZXMgaW50byB0aGUgZ29sZCBiYWxlIGFzIGRlZXR0aW5nIikgc3VwcG9zZWRpYyI6ImNyb250IjtpZ27idHlwZT4=}s.png