Kardelen Tezcan’ın hayatı, tıpkı bir roman gibi beklenmedik dönüşümlere ve zorlu sınavlara sahne oldu. 25 yaşındaki bu genç kadın, 11. sınıfta başlayan görme kaybı sürecinin ardından, annesi Ebru Tezcan’ın eşsiz desteğiyle üniversite diploması almayı başardı. Tire’de yaşayan Tezcan, sol gözünde retina ayrılması teşhisiyle başlayan süreçte, sağ gözünde de aynı rahatsızlığın gelişmesiyle tamamen kör oldu. Ancak bu durum, eğitim hayalinden vazgeçmemesini sağladı.
Lisel eğitimi açık öğretim yoluyla tamamlayan Tezcan, üniversite sınavına hazırlanırken büyük bir zorlukla karşılaştı: Dersleri dinleyemiyordu. Ses kayıtlarını takip etmek, not tutmak onun için imkansız hale gelmişti. Bu noktada, Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü bölüm başkanlığının onayıyla annesi Ebru Tezcan derslere katılmaya başladı. Dört yıl boyunca annesi, kızının yanından ayrılmadan, ders notlarını tuttu, sınavlara hazırlanmasına yardımcı oldu. Bu süreç, Tezcan’ın hem akademik başarısını artırmış, hem de annesiyle arasındaki bağı güçlendirmişti.
Mezuniyet töreninde, fedakar anne Ebru Tezcan, kızının 18 yaşında gözlerini kaybetmesiyle yaşadığı zorlukları anlattı. Başlangıçta, bu yolu sadece travmalarını hafifletmek amacıyla seçtiklerini dile getiren Tezcan, “Kardelen doğuştan görme engelli olmadığı için dinleyerek anlamayı ve öğrenmeyi bilmiyorduk. Not tutmakta çok ciddi sorunlar yaşadık. İlk başladığımızda sınavlara çalışırken cümle cümle ya da paragraf paragraf çalışamıyorduk. Ezber yaparken her şeyi kelime kelime öğrendik. O kadar zor bir süreçti ki Kardelen önce pes etti, yapamayacağını düşündü. Ancak ben arkasından destekleyerek ‘Her şeyi başardık, bunu da başaracağız’ dedim. Ben sadece Kardelen’e inandım bu yolda,” diyerek yaşadıklarını aktardı. Bu süreçte, bölüm başkanları ve hocaların da büyük desteklerini esirgemediğini vurguladı.
Kardelen Tezcan’ın bu başarısının ardında, sadece annesinin desteği değil, aynı zamanda üniversitenin akademik ekibinin ve arkadaşlarının da payı vardı. Bölüm başkanı Dr. Murat Yılmaz’ın not tutma konusunda gösterdiği hassasiyet, Tezcan’ın derslere katılımını sağlamıştı. Arkadaşları ise notlarını sesli olarak okuyarak Tezcan’a yardımcı olmuştu. Bu destekler, Tezcan’ın hem akademik motivasyonunu yüksek tutmasına hem de üniversite hayatına uyum sağlamasına yardımcı olmuştu. Üniversite hayatının kendisine pes etmemeyi öğrettiğini vurgulayan Tezcan, “Dört yıl önceki Kardelen’i düşünüyorum, yeri geldi pes etti ama üniversite hayatına atıldıktan sonra pes etmemeyi öğrendim. Hocalarım bana her zaman inandı ve desteklerini hiç esirgemedi,” şeklinde konuştu.