Türkiye Cumhuriyeti, milletin ortak değerleri üzerine inşa ettiği, tüm farklılıklarına rağmen uyum içinde var olan bir ülke olma misyonunu sürdürmeye devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısında bu temel prensibi vurgulayarak, nifak siyasetinin ülkeye verdiği zararı ve bu yöndeki girişimlerin tehlikelerini bir kez daha ortaya koydu. ‘Soyadımız Türkiye Cumhuriyeti’ diyerek, devletin ve siyasetin temelini oluşturan bu kimliği yeniden hatırlatarak, geleceğe yönelik vizyonun önemini vurguladı.

Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan, kutuplaştırıcı söylemlerle milleti bölemeye çalışanlara karşı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tavrı son derece net ve kararlılık dolu. Nifak siyasetinin sadece zarar vermediğini, aynı zamanda bin yıllık kardeşliğin örselenmesine, yaralanmasına, zayıflatılmasına göz yumulmaması gerektiğini vurgulayarak, bu türden girişimlere karşı duruşuyla Türkiye’nin geleceğini koruma sorumluluğunu üstlendi. İşsizlik oranlarının düşüşü, istihdamın artması ve özellikle gençlerin iş hayatına dahil edilmesi gibi önemli ekonomik başarılar, ülkenin gücünü ve potansiyelini gösterirken, aynı zamanda da sosyal uyumun korunmasının önemini de ortaya koyuyordu.

Ekonomik hedeflere ulaşmanın yanı sıra, Türkiye’nin uluslararası arenadaki rolü de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yakından takip ediliyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay’ın Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığı’na seçilmesi, Türkiye’nin uluslararası alandaki görünürlüğünü artırma potansiyelini gösterirken, dost ülkelerle kurulan işbirliği ve dayanışma, Türkiye’nin dünya siyasetindeki önemini daha da pekiştiriyor. Venezuela halkına yönelik yardım kampanyası, AFAD koordinasyonunda Milli Savunma Bakanlığımızın desteğiyle gerçekleştirilen askeri nakliye uçakları ve arama-kurtarma ekipleriyle, afet bölgesine yapılan yardım, Türkiye’nin insani değerlerini ve dünya gündemindeki rolünü açıkça ortaya koyuyordu. İstanbul’un ulaşım altyapısına yapılan yatırımlar, özellikle Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi, Türkiye’nin modernleşme hedeflerine ulaşmadaki kararlılığını gösterirken, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en uzun metro hatlarından birini İstanbul’umuzun ve ülkemizin hizmetine sunuyordu.

Türkiye Cumhuriyeti, geçmişte yaşanan zorluklara rağmen, güçlü bir şekilde geleceğe umutla bakıyor. Soykırım, katliam, zulüm veya sömürgecilik gibi kavramların, ülkemizin tarihinde yeri olmadığını, sadece adalet ve merhametin hüküm sürdüğünü vurgulayarak, Gazze’deki barbarlıkların örtbas edilmesiyle ilgili ortaya atılan iftiraları da enayi gibi karşılayarak, devletimizin ve milletimizin kararlılığını gösteriyor. Ülkemize sığınan tüm mazlumların kapılarını açarak, onlara yardım eli uzatırken, aynı zamanda da ulusal güvenlik ve egemenliğimizi koruma sorumluluğunu yerine getiriyor. Türkiye, nifak siyasetine karşı duruşu, ekonomik başarıları ve uluslararası işbirliği anlayışıyla, geleceğe güvenle adım atmaya devam edecek.”}p>p>p>p>