Türkiye Gençlik Birliği (TGB), İsrail'in seçim sürecindeki hamlelerini ve bölgedeki politikalarını eleştiren bir eylem düzenledi. Ankara'daki İsrail Büyükelçilik Konutu önünde gerçekleştirilen basın açıklaması, TGB üyelerinin İsrail'e karşı duyduğu öfkeyi ve endişeyi dile getirirken, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun da yargılanması gerektiği vurgusunu yaptı.
Açıklamanın merkezinde, İsrail'in Filistin halkına yönelik uyguladığı politikalar ve özellikle Gazze Şeridi'ndeki insanlık trajedisi yer aldı. TGB Genel Başkanı Mirza Çelik, İsrail'i “mazlumların en büyük düşmanı, zalimlerin en zalimi, çocuk katili” olarak tanımlayarak, Netanyahu'nun suçlarının bir an önce ortaya çıkarılması ve yüzünü gördürülmesi gerektiğini savundu. Eylemde, Yemen, İran ve Filistin bayraklarının yanı sıra, İsrail'in işlediği suçları simgeleyen çeşitli semboller kullanıldı.
Çelik, tarihi örnekler üzerinden yaptığı açıklamalarla, adaletin mutlaka tecelli edeceğini vurguladı. Yunus Emre'nin “Zulüm ile abad olanın sonu berbat olur” sözünü hatırlatarak, Firavun, Nemrut, Ebrehe, Adolf Hitler ve Kongo’yu kendi mülkiyeti ilan eden Belçika Kralı II. Leopold gibi zalim liderlerin sonlarını örnek gösterdi. Bu liderlerin, Netanyahu’nun da aynı kaderle karşılaşacağını öne sürerek, adaletin yerini bulacağına olan inancını dile getirdi.
Eylemde ayrıca, Gazze Şeridi'nde İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırıların boyutları da gözler önüne serildi. TGB tarafından hazırlanan ve İsrail'in insan hakları ihlallerini belgeleyen uzun bir rapor sunuldu. Rapor, Gazze'de 74 binden fazla sivilin hayatını kaybettiğini, 175 binden fazla kişinin yaralandığını ve en az 22 bin çocuğun hayatını kaybettiğini gösteren rakamları içeriyordu. Ayrıca, sağlık çalışanlarının ve gazetecilerin öldürülmesine, açlık nedeniyle yaşanan can kayıplarına ve Minab'da 168 kız çocuğunun hayatını kaybetmesine ilişkin acı gerçekler de vurgulandı. Bu suçlamalar üzerine, Netanyahu'nun yargılanması ve sorumlu tutulması gerektiği kararlaştırıldı. Eylem, İsrail'in suç dosyasının açılması ve adaletin yerini bulması için bir çağrı niteliği taşıdı.