Yenişehir'deki bir etkinlikle toplanan Demokratik Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, son dönemde Kürt meselesinin siyasi arenada ele alınış biçimini değerlendirirken dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu. Bakırhan, 'süreç' olarak adlandırılan ve uzun bir zaman dilimi kapsayan diyalog sürecinde ivmenin yavaşladığını, bu durumun ortak akıl arayışında bir denge kayması oluşturabileceğine işaret etti. Bu yaklaşım, mevcut siyasi atmosferde daha dikkatli bir strateji gerektirmesi gerektiğini vurguladı.
Bakırhan, konuşmasında öncelikle Kürt meselesinin Meclis zemininde ilk kez kapsamlı bir şekilde tartışılmasına dikkat çekerek, bu sürecin sadece tek bir aktörün (iktidar) yönlendirdiği bir dinamik olmadığını vurguladı. ‘Ortak çabanın’ önemini belirterek, farklı siyasi görüşlere sahip grupların da bu tartışmalara dahil olması gerektiğini savundu. Geçmişte yaşanan ve neredeyse çözüme yakın olan ancak son anlarda engellenen gelişmelerin, günümüzdeki karmaşıklığın bir göstergesi olduğunu belirterek, benzer bir yavaşlama algısının dikkatli bir şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade etti.
Bakırhan, somut adımlar konusunda da net konuştu. Özellikle Öcalan'ın koşullarının, Kürt partilerinin Öcalan ile doğrudan iletişim kurabilmesinin ve eleştirilerini aktarabilmesinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Barış ve Siyasallaşma Kurulunun aktif rol oynaması, AİHM kararlarının uygulanması ve mevcut tutukluların özgürlüğüne kavuşması gibi konularda acil çözümler bulunması gerektiğini vurguladı. Mevcut durumda, siyasi diyaloğun yavaşlaması nedeniyle, çözüm arayışında daha hassas ve stratejik bir yaklaşım serglenmesi gerektiğinin altını çizdi.