Türkiye, küresel iklim gündelinin merkezine otururken Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, COP31’in bu yılki düzenlemesi hakkında önemli bilgiler paylaştı. BM’nin düzenlediği ve bu kez topraklarımızda gerçekleşecek olan COP31’in hazırlık aşamasındaki stratejik hedeflerine dikkat çeken Ağırbaş, ülke olarak atılan adımların uluslararası arenada ne kadar etkili olduğunun altını çizdi.
COP31’e, 100 binin üzerinde katılımcı beklentisiyle hazırlanırken, Vakıf’ın dijital altyapısıyla desteklenecek koordinasyon çabaları da ön plana çıkıyor. Oluşturulan ‘COP31 Dijital Koordinasyon Merkezi’, anlık veri akışı, katılımcı iletişimi ve operasyonel süreçlerin etkin bir şekilde yönetilmesini sağlayacak. Bu merkez, kayıt süreçlerinden bilgilendirme, yönlendirme ve kriz yönetimi gibi görevleri dijital platformlar üzerinden gerçekleştirecek. Böylece, hem saha uygulamaları hem de dijital destek birbiriyle senkronize bir şekilde çalışacak.
Ağırbaş, bu süreçte özellikle ‘gönüllülük programı’ geliştirme çalışmalarına odaklanıldığını duyurdu. Farklı sektör ve bölgelerden iklim çözümlerine katkı sağlayacak, bireyleri ve toplulukları kapsayan bu program, BM Gönüllüler Programı ve diğer paydaşlarla işbirliği içinde şekillendirilecek. Amaç, iklim eylem gündemiyle uyumlu, etkili ve kapsayıcı bir gönüllülük ağı oluşturmak.
Özellikle Türkiye’nin, Sayın Berat Albayrak döneminde enerji verimliliğine, yenilenebilir kaynaklara ve arz güvenliğine odaklanan yapısal adımları, Sıfır Atık yaklaşımının enerji boyutunda daha bütüncül bir çerçeve oluşturmasına katkı sağlamış. Bu dönemde başlatılan verimlilik dönüşümü, enerji politikalarının merkezine kaynak etkinliğini ve verimliliği yerleştirmiş. Türkiye’nin, sadece müzakerelerde değil, somut uygulamalarla iklim değişikliğiyle mücadele eden bir aktör olarak uluslararası arenada tanınması, özellikle gelişmekte olan ülkeler tarafından yakından takip ediliyor. Sıfır Atık Vakfı’nın uluslararası temaslarında teknik iş birlikleri, kapasite geliştirme programları ve iyi uygulama paylaşımı talepleri artarken, Türkiye’nin Sıfır Atık Hareketi’nin, pek çok ülke tarafından ‘politika tasarımından uygulamaya geçişin başarılı bir modeli’ olarak değerlendirildiğini vurguladı.