Türkiye Futbol Federasyonu, A Milli Takım’ın 2026 Dünya Kupası yolundaki çalışmalarına ilişkin yoğun tartışmalara ışık tutan bir açıklama yaptı. Özellikle, ABD’nin Arizona eyaletindeki kamp merkezinin seçimi ve olası değişiklikler konusunda kamuoyuna bilgi vermeyi amaçladı. TFF, bu operasyonel kararın, FIFA’nın kapsamlı planlamaları doğrultusunda alındığını vurguladı.

Açıklamada, 2026 Dünya Kupası için uygulanan ‘Team Base Camp’ (TBC) konseptinin, yalnızca bir tesis seçimi olmadığını, aynı zamanda güvenlik, ulaşım, tıbbi hizmetler ve yerel yönetimlerle entegre bir operasyonel yapı oluşturduğunu belirtildi. FIFA, ev sahibi şehirler ve tesislerle önceden bu yapıyı planlayarak, maç şehirlerini göz önünde bulundurarak kamp bölgelerini Batı, Merkez ve Doğu olarak üç bölgeye ayırmıştır. Bu yaklaşım, takımların lojistik ihtiyaçlarını en üst düzeye çıkarmayı hedefliyor.

A Millî Takım’ın kamp yeri seçiminde, diğer doğrudan katılım hakkı olan takımlara kıyasla dezavantajlı bir konumda olduğu da belirtildi. Play-off turuyla finale yükselen takımların, mevcut tesisler arasından FIFA tarafından belirlenen kamp merkezlerini kullanma imkanı bulunmamaktaydı. Bu durum, takımların hazırlık sürecini daha karmaşık hale getirmişti. Ayrıca, 2024 Avrupa Şampiyonası’nda gümüş madalya kazanarak ön eleme hakkı elde eden A Milli Takım’ın, ilk tercih ettiği kamp merkezine yerleşebilmesi, bu durumu daha da karmaşık hale getirmişti.

FIFA’nın, takımların kamp merkezlerini değiştirmesini tavsiye etmemesinin altında yatan nedenler, bu sürecin ne kadar uzun ve riskli olduğuydu. Şehir, otel, antrenman tesisi ve havalimanı gibi farklı tesislerin değiştirilmesi, FIFA ile sözleşmelerin yeniden yapılması, operasyonel planlamanın yeniden kurulması ve yerel yönetimlerle koordinasyonun sağlanması gibi adımları içeriyordu. Bu işlemlerin tamamlanması, ciddi bir zaman kaybına ve potansiyel risklere yol açabilirdi. Bu nedenle, FIFA, Türkiye Futbol Federasyonu’na mevcut koşulları sürdürmesini tavsiye etmişti. Diğer takımların da benzer şekilde kısa sürede hazırlıklarını tamamlayamamasının, bu durumun bir göstergesiydi.