İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen yasa dışı üreme hücresi ticareti soruşturmasında, şüpheli Hacer T. adlı kadının telefon kayıtları ve sesli iletişimlerinde ortaya çıkan bilgiler, akıllara durgunluk veriyor. Soruşturma, yalnızca hücre ticareti yapan bir organizasyonun, donör kadınların vücutlarında, adet döngülerini titizlikle manipüle ederek, yumurta toplama işlemini en uygun zamanlarda gerçekleştirmesini sağlamaya çalıştığını gösteriyor. Bu durum, kadınların bedenlerinin ticaretiyle ilgili meşruiyet sınırlarını zorluyor.
Hacer T.'nin bir donör adayına gönderdiği “3 güne regl olman gerekiyor” mesajı, soruşturmanın en dikkat çekici noktalarından biri. Bu mesaj, sadece bir talimat değil, aynı zamanda donör kadının adet döngüsünün, yurt dışı seyahatlerinin ve yumurta toplama sürecinin birbirine entegre edildiğini gösteren bir kanıt niteliğinde. Telefon incelemelerinde geçen konuşmalarda, Hacer T.'nin donör adayının pasaportunu çıkarttıracağına dair söz verdiği, ardından “Gürcistan’ın ödemesi iyi” ifadesini kullanması, sürecin karmaşık ve planlı bir şekilde yürütüldüğünü ortaya koyuyor. Bu noktada, sadece ulaşım ve ödeme süreçleri değil, aynı zamanda donörün biyolojik zamanlamasının da ticari bir değer taşıdığı anlaşılıyor.
Soruşturmanın en şok edici detaylarından biri, donör kadınların tedavisinde kullanılan kritik ilaçların kargo sürecinde bozulmuş olabileceği konusundaki endişeler ve ilgili yazışmalar. Bir donör adayının, gönderilen ilaçların buzlarının eridiğini ve içlerinin boşaldığını bildirmesi, ilaçların güvenilirliği ve tazeliği konusunda ciddi bir sorun olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, sadece donör kadınların sağlığını riske atmakla kalmıyor, aynı zamanda ticari bir faaliyetin etik sınırlarını da aşarak, insan hayatıyla ilgili ciddi endişeleri beraberinde getiriyor. Bu olay, yasa dışı üreme hücresi ticaretinin karanlık ve tehlikeli boyutlarını gözler önüne seriyor.